Kastamonu’nun mirası İstanbul’da: “Ahşabın Cazibesi”
"Ahşabın Cazibesi" Belgeseli İzleyiciyle Buluşuyor
Kastamonu’nun zengin ahşap kültürünü, sivil ve dini mimarisini gözler önüne seren "Ahşabın Cazibesi" belgeseli, Kastamonu'daki yoğun ilginin ardından bu kez İstanbullu sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında ilk gösterimi 30 Mart’ta yapılan belgesel, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da iki ayrı merkezde izleyici karşısına çıkacak. İlk gösterim 23 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00’te Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi’nde, ikinci gösterim ise 24 Mayıs Pazar günü saat 14.00’te Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Görsel antropoloji niteliğindeki bu değerli çalışmanın merak edilenlerini, İstanbul gösterimleri öncesinde belgeselin Yapımcısı ve Yönetmeni Doç.Dr. Ersoy Soydan ile konuştuk.
-Ahşabın Cazibesi nasıl ortaya çıktı?
“Ahşabın cazibesi aslında 2017 yılında bir yazıya verdiğim addı. Ondan sonra bu konu da belgesel yapma fikrim zaten kafamda doğmuştu. Burada beraber içinde yaşadığımız şehir Kastamonu’da, 3/2’si ormanlarla kaplı ve özellikle sivil ve dini mimaride çok sayıda tescilli ahşap yapı var. Osmanlı’nın 4. vilayet merkezinden söz ediyoruz.Çekimlerde sizi en çok etkileyen an hangisiydi?
“Yani esasen hepsi diyebiliriz. Çünkü eşsiz bir doğa parçasının içinde yaşıyoruz. Coğrafya olarak ormanlar, kanyonlar mesela Küre Dağları milli parkı, dünyanın en sıcak yüz noktasından biri olarak kabul ediliyor. Gittiğinizde adeta bir tablo gibi ortamlar, manzaralar ile karşılaştık. Biz burayı Türk ve Dünya kamuoyuna aktarmak istedik. İnsanların Kastamonu’ya seyahat etmesini istiyor, dizi ve film yapımcılarının ilgisini çekmek istiyoruz. Burası doğal bir film platosu. Şehrin kalkınmasına katkı sağlayacak bir çaba içine girdik.”Teknik olarak çekmesi en zor sahne hangisiydi ?
“Kırsal da çekim yapmak zor olsa da insanlar yardımcı oldular. 30-40 cm kar olan yerlerde ya da Çatalzeytin’de yol çalışması yaparken sisli yollardan geçtik ama bunları güçlük olarak görmedik.”Sizin için Ahşabın Cazibesi nedir?
“Benim için Ahşabın Cazibesi; ben de ahşap bir evde büyüdüm. Bizim geleneksel kültürümüz olduğunu düşünüyorum. Beton binalara karşı esasen bir antipatim var. Dünya’da konutların ABD’de, kuzey avrupa ülkelerinde %80’i ahşaptan yapılıyor. Hem daha sağlıklı hem depreme dayanıklı. Üstelik biz şunu biliyoruz, dünyada ki iklim krizinin %40 oranında sebebi beton binalar. TR deprem ülkesi. Beton binaların yapılmasına devam etmek ki bizde ahşap yapıların oranı ne yazık ki artık on binde bire düşüyor. Tekrar ahşaba dönülmesini istiyorum.Ahşap size doğayı mı, geçmişi mi, insan emeğini mi temsil ediyor?
“Aslında hepsini. Çünkü bir kere ahşap; canlı bir kere yaşayan bir malzeme. Canlı, ağaç bir ürün. Örneğin ahşap binalar beton binalara göre sürekli bir durum var. İçinde yaşayan olmadığı zaman nefes alıp verdiği için, ağaç olduğu için bina terk edilmeye dayanamıyor. Nazlı bir sevgili gibi küsüyor ve yıkılıyor. Tabii ki bunların yapımında o eski otantik yapı tekniğinin, çivi kullanılmadan yapılan yapılar, imece usulü ile ormandan kesilen ağaçların kızaklarla birlikte üst üste konulması sureti ile Anadolu’ya evler örnektir. ''Asıl mesaj yenilenin de yapılması.”İzleyicinin belgeseli bittikten sonra aklında hangi duygu kalsın istersiniz?
“Özellikle izleyicilerimizin kendi yörelerinde koruma destek olma, bunların ata yadigarı kültür mirası olarak nitelendirip hem korunması hem de yenilerinin yapılmasını destekleyecek faaliyetlere katılmasını isterim. Bunları geleceğe taşımak zorundayız. Sadece devlet, yerel yönetim değil vatandaşın da desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.”"Ahşabın Cazibesi" Belgeseli İstanbul Yolcusu!
Kastamonu’nun zengin ahşap kültürünü, sivil ve dini mimarisini gözler önüne seren "Ahşabın Cazibesi" belgeseli, Kastamonu'daki yoğun ilginin ardından bu kez İstanbullu sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
“Ahşabın Cazibesi” belgeselinin festival yolculuğu da devam ediyor. Şimdiden 40’tan fazla festivale başvurusu yapılan belgesel, 10-14 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde “Kültürel Miras ve Korumacılık” kategorisinde finale kaldı.
Yaşayan bir malzeme olan ahşabın izini süren ve kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını odak noktasına alan belgesel, Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında ilk gösterimini 30 Mart’ta üniversitenin merkez kütüphane salonunda geniş bir katılımla gerçekleştirmişti. Film, şimdi de İstanbul’un iki yakasında izleyici karşısına çıkacak.
İstanbul'da İki Gün, İki Ayrı Merkez
Belgesel, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde İstanbul’un hem Anadolu hem de Avrupa yakasındaki kültür merkezlerinde ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşacak:
İlk Gösterim (Kadıköy): 23 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00’te Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) B Salonu’nda yapılacak.
İkinci Gösterim (Üsküdar): 24 Mayıs Pazar günü saat 14.00’te Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi Çamlıca Salonu’nda gerçekleşecek.
KÜNYE VE TEKNİK KADRO
-
Yapımcı ve Yönetmen: Doç. Dr. Ersoy Soydan (Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı)
-
Senaryo: Doç. Dr. Ersoy Soydan, Arş. Gör. Abdullah Güray Başakcıoğlu, Arş. Gör. Güzide Kayıtmazbatır, Arş. Gör. Mehmet Erol
-
Yardımcı Yönetmenler: Arş. Gör. Salih Ertosun, Arş. Gör. Mehmet Oğuz Yıldırım
-
Görüntü Yönetmeni: Arş. Gör. Salih Ertosun
-
Dış Ses / Seslendirme: Rıza Sönmez (Tiyatro Sanatçısı & Yönetmen)
- Akademik Danışman Kadrosu: Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Orman Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyeleri