Deklanşörün sesi ile hayatı kaydeden foto muhabiri: Ara Güler

“Ben de gazeteciyim. Fotoğrafçı değilim. Fotoğrafçı ile gazeteci arasındaki fark budur. Fotoğrafçı bomba patlar, kaçar. Ama gazeteci peşinden gider, olayı yakalamaya çalışır. Ben de bu yaşa kadar ona göre çalıştım.” Ara Güler, 1928 yılında İstanbul fotoğrafçısı lakabını aldığı Beyoğlu'nda dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Beyoğlu'nda geçiren Ara Güler, ilk eğitimini evde bakıcıların ve dadıların gözetiminde aldı. Mıhitaryan Manastır Mektebi (Pangaltı Lisesi), Galatasaray Lisesi ve Getronagan Ermeni Lisesi'nde eğitim gördü.  Gençlik yılları sinemanın ve tiyatronun Türkiye’de yükselişte olduğu yıllara denk gelir. Ara Güler de bir oyuncu veya yönetmen olma hayali kurarak Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda kurslara gider. Babası Ara Güler'e bir kamera satın alır. Bu hediye bizlere de birer armağandır. Çünkü birbirinden güzel fotoğraf ve belge niteliği taşıyan eski İstanbul görüntülerini bizlere görme fırsatı verir.

 Ara Güler, liseden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi bünyesinde açılan Türkiye'nin alanındaki ilk kurumu Gazetecilik Enstitüsü'ne kaydını yaptırdı.

Üniversite döneminde aynı zamanda çalışmayı da sürdüren Ara  Güler, Jamanak başta olmak üzere birçok Ermeni gazetesinde çalıştı. Gerçek anlamda muhabirlik deneyimini ise 1950'de dönemin önde gelen gazetelerinden biri olan Yeni İstanbul'da yaşadı. Ara Güler hem  İstanbul Üniversitesi’nde iktisat eğitimine devam eder hem de gazetecilik yapar.

FOTOĞRAF MI ANI YAKALAMAK MI?

“Sanat olmasına gerek yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zapt ediyorsun. Bir makine ile tarihi durduruyorsun.” Ara Güler Fotoğraf kimileri için anı yakalamak, kimileri için bir anı ve tarih belgesidir. Fotoğraf aynı zaman da anın dondurulmasıdır. Ara Güler, çekmiş olduğu  yüzlerce fotoğraflarının yanı sıra ''İstanbul Fotoğrafçısı olarak anılır. Fotoğraf sanatçısı olarak anılmayı pek istememiş. Belki de fotoğraf anı yakalamaktan ziyade onun için, gerçeği yakalamak. İstanbul için nice şiirler şarkılar yazılmıştır. Ama İstanbul'u gören göz Ara Güler'in vizörüdür. İki yakası olan İstanbul, onun fotoğrafların da da iki İstanbul'u temsil eder. Bir tarafta modern bir İstanbul varken diğer tarafta yoksulluk göze çarpar. İşte bu yüzden Ara Güler, gerçeği vizöre hapsetmiştir .Winston Churchill’den, İsmet İnönü'ye hatta Salvador Dali’ye ,Dünya üzerindeki en ünlü ve başarılı insanlar Ara Güler’in kamerasının karşısına geçmiştir. .  Her fotoğrafta, kadrajdaki kişinin karakter özelliklerini de yansıtıyor .

ARA GÜLER'İN KADRAJINDAN ANADOLU

Anadolu. Ne yüce bir kelime. türküler, ovalar ve hikayelerin merkezi. Ara Güler İstanbul fotoğraflarında olduğu gibi burada da hakikatin peşinde, gerçeği arıyor. Bilinmeyen bir zaman olan hayatın ve ölümün dışında bize kalan süreyi bu güzel fotoğraflarla doldurur. Nasıl ki bir resim bir hissi, bir şiir hikayeyi anlatıyor ise Ara Güler de fotoğrafları ile cümleler kurar. ''İyi fotoğrafçı dikiş makinesi ile de resim çeker.'' Ara Güler

Ara Güler'in, 1964'ten 2018'e kadar Almanya, İtalya, Fransa, ABD ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerde 100'ü aşkın karma ve kişisel sergisi açıldı.İstanbul'un ruhunu objektifine yansıtan Güler'in 90'ıncı yaş günü olan 16 Ağustos 2018'de Şişli Bomontiada'da Ara Güler Müzesi hizmete girdi.

MELTEM DEMİRKIRAN/ İSTANBUL