Güçlü kalemler haberdili.com’da: Başar Koyuncu artık bizimle!
Saha tecrübesi, akademik birikimi ve ufuk açıcı analizleriyle iş sağlığı ve güvenliği dünyasının en saygın isimlerinden biri olan Öğretim Görevlisi Başar Koyuncu, artık yazılarıyla haberdili.com ailesine katıldı!
Yayınladığı 11 değerli eser, üniversitedeki kürsüsü ve sektördeki öncü çalışmalarıyla binlerce insana rehberlik eden Koyuncu, bundan böyle en güncel ve çarpıcı yazılarıyla sitemizde okurlarımızla buluşacak. Değerli yazarımıza haberdili.com ailesine hoş geldin diyor, kaleminin daim olmasını diliyoruz.
Yazarımızın ilk yazısı ile siz okuyucularımızı baş başa bırakıyorum...
Sıcak havalarda çalışan sağlığı Son günlerde havanın aşırı sıcak olması çalışanlar üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta ve işlerin aksamasına neden olmaktadır. Yaz ayları ile birlikte sıcaklıkların artması inşaatlar başta olmak üzere birçok iş kolunda etkisini hissettiriyor. Bu durum çalışanların fiziksel etkilenimini arttırmakta, performansını düşürmekte ve iş kazalarına yol açmaktadır. İşverenlerin elbette ki bu konularda alması gereken bazı önlemleri var. İnşaat gibi açık alanlarda çalışanlar aşırı terleme, sıcak çarpması, tuz kaybı nedeni ile kramplar, güneş yanıkları gibi birçok olumsuzluğa maruz kalmaktadır. Bu maruziyetlerin basit önlemlerle bertaraf edilmesi elbette ki mümkün. Çalışanların sıvı tüketimini teşvik etmek önlemlerden bir tanesi ancak bunu yaparken örneğin çalışanların yanında su bulunması pratik bir çözümdür. Su tüketiminde ise suyun aşırı soğuk olmaması gerektiğini belirteyim. Vücuttan terleme yolu ile atılan suyun sadece su içerek önlenmesi kimi zaman yeterli gelmemektedir; bu açıdan günlük öğünlerde sıvı içerikli besinlerin çalışanlara verilmesi de önlemlerden birisidir. Sıcak çarpmaları ise vücut ısısının aşırı sıcaklarda kırk derece üzerine çıkması sonucu ortaya çıkan son derece tehlikeli bir durumdur. Sıcak çarpması aynı anda vücudun aşırı ısınması, aşırı terleme ve nemle birlikte ortaya çıkar. Sıcak çarpmasını engellemek amacıyla açık renkli giysiler giymek, bol sıvı tüketimi, güneşin tepede olduğu saatlerde çalışmamak veya rotasyonlu çalışmak, dinlenme molalarını arttırmak gibi önlemler mutlaka alınmalıdır. Elektrolit ve tuz kaybı ise aşırı terleme nedeni ile vücuttan potasyum, magnezyum ve sodyum gibi minerallerin atılmasına yol açmakta bu da kramplara ve yorgunluğa neden olmaktadır. Mineral kaybının önlenmesinde mineralli suların tüketimi önerilen yöntemlerden birisidir. En sık rastlanan maruziyet türü ise güneş yanıklarıdır. Güneş yanıkları kısa kollu çalışanların kollarında meydana gelen bir maruziyet olup pratik çözümlerle ortadan kaldırılabilir. Çalışanların ince ve uzun kollu giysiler ile çalışması teşvik edilmeli. Eğer kısa kollu çalışılacaksa kişisel koruyucu donanım olarak ta kabul edilen güneş kremi ve merhemler çalışanlara temin edilmelidir. Çözüm önerilerini özetlersek; ince ve hava sirkülasyonu olan giysiler, mineralli sıvı tüketimi, doğrudan güneş altında çalışmamak, baret takmak, sıvı içerikli besin tüketimi, dinlenme aralarının sıklaştırılması, ısınan vücudun normale dönmesi için gölgelik yerlerde dinlenme, güneş kremi kullanımı gibi pratik önlemler ile çalışanların daha sağlıklı ve mutlu kılacaktır. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği kültürü henüz yeni bir kavram sayılabilir. 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu henüz tam anlamı ile uygulanamamakta, bu da yapısal bazı sorunları beraberinde getirmektedir. Özellikle uzmanların önerdikleri çözüm yöntemlerinin işverenler tarafından bir gider kalemi olarak görülmesi ve göz ardı edilmesi en büyük engellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysaki bir iş kazası veya meslek hastalığından doğacak maliyetler, alınacak olan önlemler için harcanacak olan maliyetlerin kat kat üzerinde maliyetlerdir. Diğer yazılarımda iş sağlığı ve güvenliğine dair güncel konuları sizlerle paylaşmak üzere, kazasız ve hastalıksız günler dilerim.