İsrail’in etkili medya kuruluşlarından The Jerusalem Post’ta kaleme alınan bir makale, Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerilimi tırmandıracak cinsten ifadeler içeriyor.
İsrail'in Türkiye tehdidi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgedeki gücüne yönelik skandal ifadelerin yer aldığı yazı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Misgav Ulusal Güvenlik Enstitüsü bünyesinde görev yapan Araştırmacı
David M. Weinberg tarafından kaleme alınan analizde, Türkiye'nin Suriye ve Doğu Akdeniz'deki askeri tahkimatı doğrudan hedef gösterildi. İsrail yönetiminin Türkiye'ye karşı sert ve net "kırmızı çizgiler" belirlemesi gerektiğini ileri süren Araştırmacı
David M. Weinberg, gelecekte Golan Tepeleri'nde Türk zırhlı birliklerinin, Akdeniz sularında ise Türk savaş gemilerinin İsrail için doğrudan risk oluşturabileceğini iddia ederek hadsiz açıklamalarda bulundu.
İDLİB’DEN İSTANBUL’A SKANDAL SALDIRI SÖYLEMİ
İsrail ordusunun savunma stratejisini terk ederek
"önleyici vuruş" doktrinine geçmesi gerektiğini savunan Araştırmacı
David M. Weinberg, Türkiye'yi de bu saldırgan stratejinin hedefleri arasına yerleştirdi. Weinberg,
"İdlib'den İstanbul'a kadar İsrail, gerekirse saldıracak, savunmayacak" şeklindeki skandal sözleriyle Türkiye'nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit savurdu. Yazıda ayrıca, İsrail tarafından Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirilen hava saldırısının, hem Türkiye hem de Şam yönetimine yönelik bir gözdağı mesajı taşıdığı iddia edildi.
TÜRK DONANMASI VE MAVİ VATAN HEDEF ALINDI
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki yükselen deniz hakimiyetini ve yerli savunma sanayii atılımlarını İsrail donanması için bir tehdit olarak niteleyen yazar, Ankara'nın savunma projelerinden duyulan rahatsızlığı gizlemedi. Özellikle envantere giren yeni denizaltılar, firkateynler ve yerli milli muharip uçak projeleri, İsrail basınındaki tehdit dilinin ana gerekçelerinden biri olarak gösterildi.
Makalede ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bölge ülkeleriyle kurduğu ittifakların İsrail karşıtı bir cephe oluşturduğu yönünde asılsız iddialara yer verildi.
The Jerusalem Post gazetesi, söz konusu metni "görüş" kategorisinde yayımlayarak sorumluluğu yazara yüklemeye çalışsa da, metindeki küstah ifadeler ve uluslararası hukuku hiçe sayan saldırgan söylemler büyük tepki çekti.
Haber: Gülhan Ergün