Konkordato büyük şirketlere can simidi, esnafa çek yasası prangası
Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz ve ödeme güçlükleri, hukuk sistemindeki çifte standart tartışmalarını yeniden alevlendirdi. DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in konkordato sisteminin suistimal edildiğine yönelik sözlerine sert tepki göstererek, çek yasası nedeniyle hapis tehdidi altında olan küçük esnafın dramını gündeme taşıdı. Şahin, büyük şirketlerin borçlarını yapılandırarak nefes alabildiği bir sistemde, KOBİ’lerin cezalandırılmasının adalete aykırı olduğunu vurguladı.
TİCARİ HAYATTA GÜVENSİZLİK EL DEĞİŞTİRİYOR
Konkordato başvurularındaki artışın sadece kötü niyetli girişimlerle açıklanamayacağını belirten Av. İdris Şahin, piyasadaki ödeme zincirinin koptuğuna dikkat çekti. Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Şahin, “Sistem kötüye kullanılıyorsa, bu sistemi kimin bu hale getirdiğini sormak gerekir. Bugün mesele sadece konkordato değil, ticari hayatın damarlarındaki güvenin çökmesidir. Piyasalarda artık mal değil, güvensizlik el değiştiriyor” dedi.
Nisan ayında 601 şirketin konkordato talebinde bulunduğunu hatırlatan Av. İdris Şahin, mahkemelerin ekonomi yönetiminin acil servisine dönüştüğünü ifade etti. Şahin, çeklerin dönmediği, senetlerin ödenemediği bir ortamda ekonomik tablonun vahametini rakamlarla ortaya koydu.
BÜYÜK SERMAYEYE YAPILANDIRMA KÜÇÜK ESNAFA HAPİS
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre protestolu senetlerin bir ayda yüzde 16 artarak 9,1 milyar liraya ulaştığını belirten Av. İdris Şahin, borçlular arasındaki adaletsizliği şu sözlerle eleştirdi: “Büyük şirket konkordato istediğinde 'istihdamı koruyalım' deniliyor. Ancak aynı krizin altında ezilen küçük esnaf ve KOBİ sahibi, çek yasası yüzünden hapis tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Büyük sermayenin borcu finansal yapılandırma konusu olurken, esnafın borcu ceza dosyası haline geliyorsa burada açık bir çifte standart vardır.”
EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA VERİLMELİDİR
İktidara acil düzenleme çağrısında bulunan Av. İdris Şahin, hukuk devletinin gereği olarak “ekonomik suça ekonomik ceza” verilmesi gerektiğini savundu. Borcunu ödeyemeyen insanı cezaevine göndermenin tahsilat imkanını tamamen ortadan kaldırdığını söyleyen Şahin, “Kötü niyetli dolandırıcı ile kriz nedeniyle ödeme güçlüğüne düşen esnaf birbirinden ayrılmalıdır. Bir tarafa 'şirketi yaşatalım' derken diğerine 'hapse gir' demek hukuk değildir. Ticari hayatı düzenlemek istiyorsanız, sadece büyük şirketlerin bilançolarına değil, esnafın kilitli kasasına ve çek mağdurlarının yaşadığı adaletsizliğe de bakın” ifadelerini kullandı.