Konuşacak çok şey var konuşalım mı?
Konuşacak çok şey var ama ne söylesem yarım kalacak; tıpkı yarım kalan hayatlar gibi...
Temmuz ayı, bu yıl ne yazık ki ülkemize iyi gelmedi.
Türkiye’de ve dünyada, göz göre göre hayatlar sona eriyor.
Gündem, havanın sıcağından bile daha sıcak.
Tam “Yaz geldi, güzel günler göreceğiz” derken, neredeyse başımıza gelmeyen kalmadı.
Ayın başından bu yana çok zor günler geçiriyoruz.
Pençe-Kilit Operasyonu kapsamında bir mağarada 12 askerimizi şehit verdik.
Hemen ardından başlayan orman yangınları, biri sönmeden diğeriyle devam etti.
Bu kez Sakarya’da çıkan yangına müdahale eden orman görevlilerimizi kaybettik.
Toplamda 10 şehidimiz daha oldu.
Artık hangi acıya üzüleceğimizi şaşırdık.
Her gün üçüncü sayfa haberleriyle içimiz kararıyor.
Hem usandık, hem de ne yazık ki bu tür felaketlere alışır hâle geldik.
Belki de en korkuncu bu: alışmak.
Düşünmeden edemiyorum…
Filistin hâlâ işgal altında.
Gazze, neredeyse iki yıldır acımasızca bombalanıyor.
İnsanlar katlediliyor, açlıktan ölüyor.
Öte yandan Yemen’de, Arakan’da, birçok coğrafyada zulüm sürüyor; mazlumlar ölümle, açlıkla baş başa.
Dünyanın bir köşesinde insanlar yaşam mücadelesi verirken, diğer köşesinde zenginliğin şımarıklığı, israf, sahte gündemlerle var olma çabası sürüyor.
Kadınlar, kapitalist sistemin yarattığı güzellik algısıyla birbirleriyle yıkıcı bir yarışın içine çekiliyor.
Sosyal medya gösterileri, magazin saçmalıkları, gündemsizliğin gündeminde gözümüze sokulanlar, her gün kaza ve şiddet haberleri... Saymakla bitmez.
İyilikle kötülüğün savaşında, ne yazık ki birçok ülke ve milyonlarca insan kör, sağır ve dilsiz.
Hz. Muhammed (S.A.V)’in şu hadisini hatırlamak gerek:
“Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir.”
İnsanlık olarak büyük bir gaflet uykusundayız.
Bu uykudan uyanır, kötülüğe karşı durabilirsek, dünya çok daha yaşanılır bir yer olabilir.
Ama şu anki hâlimize bakınca...
Dünyayı bundan daha kötü bir yere getiremezdik herhalde.
Özetle:
Çuvaldızı önce kendimize, iğneyi başkasına batırmalı insan.
"Biz nerede hata yaptık?" sorusunu sormalı, içtenlikle cevap aramalı.
Yazının başında söylediğim cümleyi tekrarlayarak bitirmek istiyorum:
Konuşacak çok şey var ama konuşacak muhatap bulmakta zorlanıyoruz.
Ve son sözüm:
TÜRKİYEMİN BAŞI SAĞ OLSUN.
Ülkemin, vatanımın, devletimin ve milletimin başı hep sağ olsun.
Sonnur Sever