Pray Tiyatro Bakü’ye konuk oldu

Haber: Ragsana Babayeva - Editör: Merve Ertürk Azerbaycan-Türkiye kardeşliği kültür ve sanat alanında da başarıyla devam ediyor. Kültür ve sanat geniş bir kavram olup tiyatrolar da bu alanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Türkiye’de ardı ardına büyük başarılara imza atan Pray Tiyatro, 19 Mart 2025’te Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de seyircileriyle buluştu.

PRAY TİYATRO KİMDİR, NE YAPAR?

Pray Tiyatro, Muhammet Emre Aydın önderliğinde 2018 yılında İstanbul’da kuruldu. İstanbul’da Mecidiyeköy ve Bakırköy’de olmak üzere iki, Karabük’te ise Merkez ilçesinde bir sahnesi bulunmaktadır. Pray Tiyatro, Türkiye’de aktif olarak 12 farklı oyun sahnelemektedir.

Sahneye koyduğu başlıca oyunlar şunlardır:

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Bir Delinin Hatıra Defteri Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Suç ve Ceza Milena Jesenska Pray Tiyatro, genellikle tek perde ve tek kişilik oyunlar sahneleyerek oyunculuğun ön planda olduğu, duygu geçişlerinin yoğun yaşandığı ve minimal dekor kullanılan yapımları seyirciyle buluşturmaktadır. Türkiye genelinde düzenlediği turnelerle her yıl yaklaşık 500 oyunu sahnelemektedir.

BAKÜ’DE İLK YURTDIŞI TURNESİ

Pray Tiyatro, Azerbaycan’daki tiyatroseverlerle buluştuğu bu ilk yurtdışı turnesini Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu oyunuyla gerçekleştirdi. 19 Mart 2025 tarihinde saat 19.00’da Bakü’deki M Teatr sahnesinde izleyicilerle buluşan oyun, Pray Tiyatro’nun sanat anlayışını yansıtan önemli bir performans oldu. Stefan Zweig’ın ünlü romanından uyarlanan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Sude Naz Demirci’nin etkileyici tek kişilik performansı ile sahneye taşındı. Oyun sonunda Pray Tiyatro ekibinden Yönetmen Muhammet Emre Aydın, Psikolog Tolga Kırıkçı ve Oyuncu Sude Naz Demirci, seyircilerle bir söyleşi gerçekleştirerek eserin derinliğini ve sahneleme sürecini paylaştılar.

OYUNUN KONUSU

Oyun, 13 yaşından ölümüne kadar tek bir adama aşık olan ve bu adamdan bir çocuk sahibi olan bir kadının dramatik hikayesini anlatmaktadır. Kadın, çocuğunun grip hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından sevdiği adama son bir mektup yazar. Mektubunda, adamın onu hiç hatırlamadığını, çocuğunun varlığından bile habersiz olduğunu ve kendisinin ise hayatı boyunca ona aşık olduğunu dile getirir. Oyunun sonunda kadın intihar eder ve mektubu sevdiği adamın evine yollar. Mektup, “Sana sevgilim, beni hiç tanımayan sana” cümlesiyle başlar ve kadının 13 yaşından ölümüne kadar süren hayatını gözler önüne serer. Duygu yüklü sahneleriyle izleyicileri derinden etkileyen oyun, güçlü performansı sayesinde büyük beğeni topladı. Seyirciler, bu etkileyici gösteriyi uzun süre alkışlarla ödüllendirdi.