Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Rami Kütüphanesi ve TYT Türk destekleriyle Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen “Sine-Aile: Türk Sinemasında Aile” adlı panel 28 Mart’ta Rami Kütüphanesi’nde görkemli bir açılışla gerçekleşti.
Sine- Aile projesi yönetmen ve sunucu Elif Türe Atam’ın direktörlüğünde gerçekleşti. Projenin danışmanı ise Doç. Dr. Mesut Aytekin’di. Birinci oturumun moderatörlüğünü de üstlenen Elif Türe Atam, Yeşilçam Sinemasında Aile başlıklı panelde oyuncu Tayfun Sav, Doç.Dr. Mesut Aytekin ve Erol Taş’ın torunu Elif Öztaş Kopaltan’dı. Doç. Dr. Mesut Aytekin, şu bilgileri verdi: “Yeşilçam sinemasında üç eğilimin olduğunu biliyoruz. Bu dönemde bir yandan dünya sinemasına paralel bir şekilde yurt dışında yapılan işlerin Yeşilçam’da da üretildiğine şahit oluyoruz. Öte yandan, dönemin filmlerinde ‘aile’, ‘köyden kente göç’ gibi içerikler de yer almaktaydı. Metin Erksan, Halit Refiğ gibi isimlerin sosyolojik çözümler yaptıkları filmler de yine bu dönemin üretimleri arasında bulunuyordu.”
Türk sinemasında aile kavramının ele alındığı “Sine-Aile” programı, Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Program kapsamında araştırmacı yazar Vadullah Taş’ın “Afişlerle Türk Sineması’nda Aile Sergisi” açıldı. Açılışta konuşan TYT TÜRK Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Erdem, önemli olanın sözde değil özde ailenin olduğunu belirterek, “Kadının ve ailenin güçlendirilmesi en önemli amacımızdır” dedi.
DİZİLERDE OLUP BİTENLER ÇOK VAHİM
Oyuncu Tayfun Sav, Türk sinemasının son yıllarda bir “değer kaybına” uğradığına dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Hiç şüphesiz Yeşilçam döneminde dünyadaki popüler furyaların etkileriyle değerlerimize uygun olmayan işler de ortaya konuldu. Fakat genel olarak toplumsal ve ahlaki pratiklerimize uygun filmler çekildiğini söyleyebilirim. Son dönemde dizilerdeki olan biten ise gerçekten çok vahim bir hal almış durumda.”
Usta oyuncu Erol Taş’ın torunu Elif Özgal Kopartan’ın da katıldığı oturum, soru cevapların ardından sona erdi.
BENİM AİLEM ÖYLE DEĞİL
Programın “Ulusal Sinemada Aile” başlıklı oturumunu Editör ve Sinema Yazarı Büşra Ovalı üstlendi. Yönetmen Prof. Dr. Cengis Asiltürk, yönetmen ve oyuncu Ali Pınar, Prof. Dr. Gülper Refiğ konuşmacı oldu.
MİLLİ SINEMA’DA AİLE
“Milli Sinemada Aile” başlıklı oturumda ise yönetmen, sinema yazarı ve radyo programcısı Meltem Demirkıran programın moderatörlüğünü üstlendi. Yönetmen ve yapımcı Nazif Tunç, oyuncu Ulvi Alacakaptan, gazeteci ve sinema eleştirmeni Burçak Evren konuştu.
“Aç Acına” adlı film gösteriminin ardından gerçekleşen “Genç Yönetmenlerin Kadrajından Aile” söyleşisine ise yönetmen Mert Kartal ile Ahmet Toğaç katıldı.
Önce aile tanımını yapmak gerektiğinin altını çizen konuşmacılardan Burçak Evren, “Anadolu’daki aileyi Türk filmlerinde ya ırgat ağanın kızına göz koyar ya da ağa ırgatın kızına göz koyar şeklinde anlattık. Şimdi televizyonlarda oynayan dizilerdeki aile de hiçbirimizin ailesine benzemiyor. Benzemediği için izliyoruz. Bana da yoz geliyor. Benim ailem öyle değil. Öyle yaşamıyoruz” dedi.
MİLLİ SİNEMADA AİLEYİ ANLATAN FİLMLER
Türk kültürünün em önemli parçasının aile olduğunu vurgulayan Nazif Tunç ise, Milli sinemada aile filmleriyle ilgili şu örnekleri verdi: “Türk sinemasında aile deyince İsmail Güneş’in ‘Sözün Bittiği Yer’ filmini ve İsmail Güneş’in yönetmenliğini yaptığı Ömer Lütfi Mete’nin senaryosunu yazdığı ‘Bizim Aile’ dizisini anmak zorundayım. Salih Diriklik’in ‘Danimarkalı Gelin’ filmi, Müslümanca bakışın bir aile filmi yapmakla ilgili kaygılarını ve kararlılığını gösteren bir yapımdır. Diriliş, Oğlum Osman, Kızım Ayşe, Zehra, Çile, Garip Kuş filmleri, Yücel abinin Birleşen Yollar ve Memleketim filmlerinden farklı olarak aile kurumuna eğildiği, Türk toplumunun çekirdeğinin aile olduğunu ve bunun her türlü saldırıya karşı bir arada tutmak ve ahlakla ilgili kaygısını dile getiren filmleridir.”
MELTEM DEMİRKIRAN - İSTANBUL