Türkiye’de yargıda yapay zekâ: Destek unsuru mu, dönüştürücü güç mü?
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Antalya’da, “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” programı kapsamında avukatlarla yaptığı toplantıda dile getirdiği “Artık yapay zekâ dönemine geçtik” sözleri, Türk hukuk sistemi için yeni bir sayfa açıyor. Bu açıklama, sadece teknolojik bir yeniliği değil, aynı zamanda adaletin geleceğine dair köklü bir dönüşümü işaret ediyor. Yargıda yapay zekânın yeri, sınırları ve potansiyeli, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yoğun bir şekilde tartışılıyor. Bu tartışmanın merkezinde ise çok önemli bir soru yatıyor: Yapay zekâ, yargı sisteminin vazgeçilmez bir parçası mı olacak, yoksa yalnızca destekleyici bir araç olarak mı kalacak? Bu sorunun cevabı, önümüzdeki yıllarda adaletin hızını, verimliliğini ve en önemlisi niteliğini nasıl etkileyeceğimizi belirleyecek.
YAPAY ZEKÂ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ: TÜRKİYE'NİN YAKLAŞIMI
Bakan Tunç’un vurguladığı üzere, Türkiye'de kurulan Yapay Zekâ Şube Müdürlüğü ile bu teknolojinin yargıda "karar mercii" değil, bir "destek unsuru" olarak konumlandırılacağı belirtildi. Akademik literatürde bu yaklaşım, "supportive AI" (destekleyici yapay zekâ) olarak adlandırılır. Bu modelde yapay zekâ, dava dosyalarının özetlenmesi, bilirkişi raporlarının kısaltılması, belgelerin sınıflandırılması gibi rutin ve idari işlevleri üstlenerek yargı mensuplarının üzerindeki iş yükünü hafifletir. Böylece yargıç, savcı ve avukatlar daha karmaşık hukuki analizlere ve insan faktörünün önemli olduğu durumlara odaklanabilirler.KÜRESEL MODELLER VE HUKUKİ TARTIŞMALAR
Yargıda yapay zekâ kullanımı, dünya genelinde farklı modellerle karşımıza çıkıyor ve her biri kendine özgü hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.- Çin'in Akıllı Mahkemeleri: Çin, "akıllı mahkemeler" (smart courts) uygulamasıyla basit dava türlerini çevrimiçi platformlarda yapay zekâ desteğiyle çözüyor. Bu sistemler, davaların büyük çoğunluğunda hızlı ve verimli kararlar üreterek mahkemelerin iş yükünü azaltmayı hedefliyor.
- Estonya'nın Yapay Zekâ Hâkimi: Estonya, düşük meblağlı uyuşmazlıklarda "yapay zekâ hâkim" pilot projeleriyle otomatik karar mekanizmalarını test ediyor. Bu deneyler özellikle küçük ve tekrarlayan davalarda yapay zekânın potansiyelini göstermekle birlikte etik ve hukuki sorumluluk sorunlarını da gündeme getiriyor.
- ABD'de Algoritmik Önyargılar: ABD'de uygulanan COMPAS (Correctional Offender Management Profiling for Alternative Sanctions) gibi risk değerlendirme algoritmaları, zanlıların yeniden suç işleme olasılığını tahmin etmek için kullanılıyor. Ancak bu sistemler, algoritmik önyargılar nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kalıyor. Bu durum yapay zekânın mevcut toplumsal önyargıları pekiştirme riskini gözler önüne seriyor.