44,7421$% 0.06
52,6509€% 0.08
60,8075£% 0.1
6.827,51%0,21
11.145,00%0,26
44.375,00%0,25
4.761,08%0,41
14.058,51%-0,11
02:00
Haber: Ragsana Babayeva – Editör: Merve Ertürk
Bir milletin kalbi, en karanlık günlerde bile umudu taşıyabildiği sürece atar. 19 Mayıs 1919, işte bu umudun ete kemiğe büründüğü, özgürlük meşalesinin Anadolu’dan parladığı gündür. Samsun’a çıkan bir liderin adımlarında yalnızca bir direnişin değil, yepyeni bir milletin kaderi yazılmaktaydı. Bu gün, yalnızca bir tarihin başlangıcı değil, bir ideali taşıyan gençliğin doğum günüdür.
Mustafa Kemal Atatürk, Samsun kıyısına ayak bastığında, yanında ordular değil; inanç, azim ve geleceğe dair sarsılmaz bir güven vardı. Bu güvenin sahibi ise Türk gençliğiydi. O yüzden 19 Mayıs, bir bayramdan çok daha fazlasıdır: Bir milletin geleceğe duyduğu inancın gençlikte cisim bulmuş hâlidir.
Atatürk gençliği sadece yaş itibarıyla değil, düşünce, ruh ve vicdan yönünden genç olanlar olarak tanımlar. Ona göre gençlik; sorgulayan, düşünen, araştıran ve ülkesine yürekten bağlı bireylerden oluşur. Bu anlayışla şöyle seslenir:
“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Ve devam eder: “Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.”
Atatürk’ün hayal ettiği gençlik; sporla güçlenen bedenlerde, sanatla yücelen ruhlarda, bilimle aydınlanan zihinlerde hayat bulur. Çünkü bir milletin yükselmesi için yalnızca geçmişini bilmesi değil, geleceğe nasıl yürüyeceğini de görmesi gerekir. Bu yürüyüşün rehberi, gençliğin yüreğinde atan inançtır.
Bugün bizlere düşen, 19 Mayıs’ın ruhunu yalnızca bayraklarla, marşlarla değil; düşünceyle, üretimle ve bilinçle yaşatmaktır. Gençliğe verilen bu kutsal emanetin hakkını, her bir adımda, her bir fikirde ve her bir eserde vermektir.

Bir ulusun kaderini omuzlayan gençler olarak, her 19 Mayıs’ta Samsun’dan gelen o kutlu rüzgârı hissetmek; Atatürk’ün “gençlik” dediği o yüksek idealin neferi olmak boynumuzun borcudur.
Unutmayalım ki; “Milletin bağrından temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkada kalmayacak.”
Bugün o eserin sahipleriyiz. Ve bizler, gözlerinde geleceğin ışığı yanan gençler olarak, 19 Mayıs’ı sadece takvimde bir gün değil, yüreğimizde bir ülkü olarak taşımaya devam edeceğiz
Çünkü biliyoruz ki: “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur
Bu kudreti tanımak, korumak ve daha aydınlık yarınlara taşımak için, Atatürk’ün gençliğe bıraktığı emaneti başımızın üzerinde taşıyoruz.
Ve her 19 Mayıs’ta bir kez daha ant içiyoruz: Cumhuriyet’e, bağımsızlığa ve çağdaşlığa sadakatle bağlı kalacağız.
Galatasaray 25. kez şampiyon oldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.