48,7543$%0,08
55,9992€%-0,08
65,3125£%0,11
6.865,89%0,94
11.195,00%0,66
44.624,00%0,66
4.378,39%0,85
%
05:17
18 Ağustos 2026 Salı
Okullarda hijyen
Hakaret suçu nedir? Hakaret suçuna ilişkin bilinmesi gerekenler
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Kademeli emeklilik bekletilemez!
COP31 Antalya’ya geliyor: Asıl sınav zirveden sonra başlayacak
Modern insan neden sürekli aç?
Tarım arazilerinde oluşturulan hobi bahçelerine yönelik denetimlerin hız kazanması ve yıkım kararlarının uygulanmaya başlanması, binlerce vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Ancak sorunun yalnızca yıkım odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının yeni mağduriyetler doğurabileceği belirtiliyor.
Adli Mimar Bilirkişi Şahin Avşar’a göre çözüm; tarım topraklarının korunması ile vatandaşların hak ve mağduriyetlerinin gözetildiği, hukuk devleti ilkelerine uygun dengeli bir geçiş modelinin oluşturulmasından geçiyor.
Tarım topraklarının gelecek nesiller için korunmasının anayasal ve toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Avşar, yıllardır birikimini bu alanlara yatıran vatandaşların da bir anda mağdur edilmesinin sosyal ve ekonomik açıdan yeni sorunlara yol açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle mevcut yapıların ve kullanım biçimlerinin hukuki çerçevede değerlendirilmesi, vatandaşlara makul bir uyum süresi tanınması ve kendi yapısını kaldırarak arazisini yeniden tarımsal üretime kazandıranlara kolaylık sağlanması gerektiğini savunuyor.
Avşar’ın önerdiği modelde, hak kaybına uğradığını düşünen vatandaşların idari yargıya başvuru haklarının da etkin biçimde korunması önem taşıyor.
Hobi bahçelerinin tamamen ortadan kaldırılması yerine, uygun alanlarda gerçek tarımsal üretime yönlendirilmesi de alternatif bir çözüm olarak öne çıkıyor. Kooperatiflerin yeniden yapılandırılarak Bakanlık denetiminde sera, fidanlık, organik tarım ve benzeri üretim projelerine dönüştürülmesi hem tarımsal üretime hem de kırsal kalkınmaya katkı sağlayabilir.
Bunun yanında belediyeler tarafından kontrollü üretim alanlarının oluşturulması, fide ve üretim desteklerinin artırılması ve uygun bölgelerde agroturizm projelerinin teşvik edilmesi, hobi bahçesi talebinin tarımsal üretimle buluşturulmasına yardımcı olabilir.

Avşar, mevcut uygulamalardaki sorunların giderilmesi için İmar Kanunu ile Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun günümüz şartları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Belirli bölgelerde, tarım arazilerinin asli niteliğini koruyacak şekilde kontrollü ve düşük yoğunluklu tarımsal kullanım modellerinin oluşturulabileceği; bunun karşılığında ise yıllık üretim şartı, yapılaşma sınırları ve düzenli denetim gibi kuralların zorunlu hale getirilebileceği değerlendiriliyor.
Hobi bahçeleri konusundaki temel hedefin, tarım arazilerini yapılaşma baskısından korurken mevcut vatandaşları da mağdur etmeyecek uygulanabilir bir sistem kurmak olması gerekiyor.
Tarım topraklarını tamamen yapılaşmaya açmak doğru olmadığı gibi, yıllardır yatırım yapan vatandaşları hiçbir geçiş süreci olmadan mağdur etmek de kalıcı bir çözüm sunmuyor.
Bu nedenle hukuka uygun izin mekanizmalarının oluşturulduğu, vatandaşlara makul bir geçiş süresi tanındığı, üretimin teşvik edildiği ve etkin denetimin sağlandığı dengeli bir model; hem tarım arazilerinin korunmasına hem de vatandaşların mağduriyetlerinin en aza indirilmesine katkı sağlayabilir.
Dijital dönüşümün baş döndürücü hızına yetişmek mi istiyorsunuz, yoksa bu dönüşümü stratejik bir vizyonla yönetmek mi? Haberdili.com yazarlarımızdan Prof. Dr. Serhat Çakır (Başkent Üniversitesi) ve Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır’ın (Hacı Bayram Veli Üniversitesi) kaleminden çıkan “Geleceği Yönetmek”, teknolojiyi sadece takip eden değil, onu kurgulayanlar için rehber niteliğinde bir başyapıt olarak okuyucularıyla buluştu.
Yirmi birinci yüzyılda rekabet üstünlüğü artık yalnızca teknoloji üretmekle değil, teknolojinin geleceğini öngörebilmek ve onu stratejik olarak yönetebilmekle mümkün hale gelmiştir. Yapay zekâ, büyük veri, nesnelerin interneti ve dijital dönüşüm süreçleri kurumları yeniden şekillendirirken, dijital ikiz teknolojileri fiziksel ve sanal dünyalar arasında güçlü bir köprü kurarak karar alma süreçlerinde yeni bir çağ başlatmaktadır.
Geleceği Yönetmek, teknoloji yönetimi ile dijital ikiz kavramlarını bütüncül bir bakış açısıyla bir araya getiren kapsamlı bir başvuru kaynağıdır. Kitap; teknoloji yönetiminin temel prensiplerinden veri yönetimi ve analitiğe, modelleme ve simülasyon tekniklerinden yapay zekâ destekli dijital ikizlere, endüstriyel uygulamalardan etik, güvenlik ve yönetişim boyutlarına kadar geniş bir perspektif sunmaktadır. Her bölümde yer alan güncel örnekler, vaka analizleri ve stratejik değerlendirmeler, okuyuculara teoriyi uygulamayla birleştirme fırsatı vermektedir.
Akademisyenler, öğrenciler, teknoloji yöneticileri, Ar-Ge uzmanları ve karar vericiler için hazırlanan bu eser; yalnızca bugünün teknolojilerini anlamayı değil, aynı zamanda geleceğin sistemlerini tasarlamayı hedefleyenler için bir rehber niteliğindedir. Çünkü geleceği tahmin etmenin en etkili yolu, onu bilimsel bilgi, stratejik öngörü ve dijital ikizler aracılığıyla birlikte inşa etmektir.
Saha tecrübesi, akademik birikimi ve ufuk açıcı analizleriyle iş sağlığı ve güvenliği dünyasının en saygın isimlerinden biri olan Öğretim Görevlisi Başar Koyuncu, artık yazılarıyla haberdili.com ailesine katıldı!
Yayınladığı 11 değerli eser, üniversitedeki kürsüsü ve sektördeki öncü çalışmalarıyla binlerce insana rehberlik eden Koyuncu, bundan böyle en güncel ve çarpıcı yazılarıyla sitemizde okurlarımızla buluşacak. Değerli yazarımıza haberdili.com ailesine hoş geldin diyor, kaleminin daim olmasını diliyoruz.
Yazarımızın ilk yazısı ile siz okuyucularımızı baş başa bırakıyorum…
Sıcak havalarda çalışan sağlığı
Son günlerde havanın aşırı sıcak olması çalışanlar üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta ve işlerin aksamasına neden olmaktadır. Yaz ayları ile birlikte sıcaklıkların artması inşaatlar başta olmak üzere birçok iş kolunda etkisini hissettiriyor. Bu durum çalışanların fiziksel etkilenimini arttırmakta, performansını düşürmekte ve iş kazalarına yol açmaktadır. İşverenlerin elbette ki bu konularda alması gereken bazı önlemleri var. İnşaat gibi açık alanlarda çalışanlar aşırı terleme, sıcak çarpması, tuz kaybı nedeni ile kramplar, güneş yanıkları gibi birçok olumsuzluğa maruz kalmaktadır. Bu maruziyetlerin basit önlemlerle bertaraf edilmesi elbette ki mümkün. Çalışanların sıvı tüketimini teşvik etmek önlemlerden bir tanesi ancak bunu yaparken örneğin çalışanların yanında su bulunması pratik bir çözümdür. Su tüketiminde ise suyun aşırı soğuk olmaması gerektiğini belirteyim. Vücuttan terleme yolu ile atılan suyun sadece su içerek önlenmesi kimi zaman yeterli gelmemektedir; bu açıdan günlük öğünlerde sıvı içerikli besinlerin çalışanlara verilmesi de önlemlerden birisidir. Sıcak çarpmaları ise vücut ısısının aşırı sıcaklarda kırk derece üzerine çıkması sonucu ortaya çıkan son derece tehlikeli bir durumdur. Sıcak çarpması aynı anda vücudun aşırı ısınması, aşırı terleme ve nemle birlikte ortaya çıkar. Sıcak çarpmasını engellemek amacıyla açık renkli giysiler giymek, bol sıvı tüketimi, güneşin tepede olduğu saatlerde çalışmamak veya rotasyonlu çalışmak, dinlenme molalarını arttırmak gibi önlemler mutlaka alınmalıdır. Elektrolit ve tuz kaybı ise aşırı terleme nedeni ile vücuttan potasyum, magnezyum ve sodyum gibi minerallerin atılmasına yol açmakta bu da kramplara ve yorgunluğa neden olmaktadır. Mineral kaybının önlenmesinde mineralli suların tüketimi önerilen yöntemlerden birisidir. En sık rastlanan maruziyet türü ise güneş yanıklarıdır. Güneş yanıkları kısa kollu çalışanların kollarında meydana gelen bir maruziyet olup pratik çözümlerle ortadan kaldırılabilir. Çalışanların ince ve uzun kollu giysiler ile çalışması teşvik edilmeli. Eğer kısa kollu çalışılacaksa kişisel koruyucu donanım olarak ta kabul edilen güneş kremi ve merhemler çalışanlara temin edilmelidir.
Çözüm önerilerini özetlersek; ince ve hava sirkülasyonu olan giysiler, mineralli sıvı tüketimi, doğrudan güneş altında çalışmamak, baret takmak, sıvı içerikli besin tüketimi, dinlenme aralarının sıklaştırılması, ısınan vücudun normale dönmesi için gölgelik yerlerde dinlenme, güneş kremi kullanımı gibi pratik önlemler ile çalışanların daha sağlıklı ve mutlu kılacaktır.
Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği kültürü henüz yeni bir kavram sayılabilir. 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu henüz tam anlamı ile uygulanamamakta, bu da yapısal bazı sorunları beraberinde getirmektedir. Özellikle uzmanların önerdikleri çözüm yöntemlerinin işverenler tarafından bir gider kalemi olarak görülmesi ve göz ardı edilmesi en büyük engellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysaki bir iş kazası veya meslek hastalığından doğacak maliyetler, alınacak olan önlemler için harcanacak olan maliyetlerin kat kat üzerinde maliyetlerdir. Diğer yazılarımda iş sağlığı ve güvenliğine dair güncel konuları sizlerle paylaşmak üzere, kazasız ve hastalıksız günler dilerim.
1999 Yılında Trakya Üniv. Ziraat Fakültesinden mezun oldum, 2023 Yılında İstanbul Esenyurt Üniv. İş Sağlığı ve Güvenliği Yüksek Lisansımı tamamladım. 2019 yılından beri İstanbul Aydın Üniversitesi Anadolu Bil MYO İş Sağlığı ve Güvenliği bölümünde Öğretim görevlisi olarak derslere girmekteyim. Alanımda yazmış olduğum akademik saha kitapları, üniversitede ders kitapları, iş sağlığı ve güvenliği sınavlarına hazırlık kitapları ve roman türünde 11 adet yayın haricinde bilimsel kitaplarda bölüm yazarlıklarım mevcuttur. İş sağlığı ve güvenliği bilir kişiliğinin yanı sıra sosyal medyada aktif olarak mesleki bilgiler paylaşmaktayım. 2013 Yılından Bu yana iş güvenliği uzmanı olarak hem sektörde, hem akademide, hem de yayın alanında çalışmalarım devam etmektedir.
Gazeteci ve köşe yazarı İlayda Kaya, Haberdili.com’un yazar kadrosuna katılarak okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Özel haber, araştırmacı gazetecilik ve köşe yazılarıyla dikkat çeken Kaya, gündemi kamu yararı odaklı bir anlayışla takip ediyor. Toplumsal olayları yalnızca görünen yönleriyle değil, saha gözlemleri, belgeye dayalı araştırmaları ve farklı bakış açılarıyla ele alan İlayda Kaya, güncel gelişmeleri doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik ilkeleri doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlıyor.
Haberdili.com çatısı altında kaleme alacağı köşe yazıları, analizler ve özel haber dosyalarıyla gündemin öne çıkan başlıklarını derinlemesine inceleyecek olan İlayda Kaya; siyaset, toplum, yaşam ve kamuoyunu yakından ilgilendiren konularda hazırlayacağı içeriklerle okurlarına farklı bir perspektif sunacak. Araştırmacı gazeteciliği merkeze alan yayın anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Kaya, bilgiye dayalı analizleri ve özgün değerlendirmeleriyle Haberdili.com’un güçlü yazar kadrosuna katkı sağlayacak.
Erzurum’un Hınıs ilçesinde kamu hizmetlerinin daha modern, hızlı ve konforlu bir yapıda sunulmasını hedefleyen Hınıs Hükümet Konağı projesi için beklenen müjde geldi. Hınıs Belediye Başkanı Serdal Şan, ilçenin idari yapısını güçlendirecek ve çehresini değiştirecek olan dev yatırımın ihale aşamasına geldiğini duyurdu.
Hınıs halkına daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla projelendirilen yeni hükümet konağı, devletin gücünü ve şefkatini temsil eden mimari bir estetikle inşa edilecek. İlçedeki kamu hizmeti standartlarını en üst seviyeye taşıması beklenen Hınıs Hükümet Konağı yapım işi ihalesi, 28.07.2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, vatandaşlar tüm resmi işlemlerini çok daha çağdaş bir ortamda tek noktadan gerçekleştirebilecek.
Hınıs Belediye Başkanı Serdal Şan, projenin ilçeye kazandırılmasında emeği geçen isimlere teşekkürlerini iletti. Ankara nezdinde yürütülen yoğun diplomasi trafiğinin meyvelerini verdiğini belirten Şan, sürece destek veren devlet ricaline şükranlarını sundu.
Belediye Başkanı Serdal Şan yayımladığı mesajda; Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Önceki Dönem İçişleri Bakanı ve Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz ve Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat’a projenin takibindeki hassasiyetleri için teşekkür etti. Ayrıca Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu’nun da yatırımların ilçeye ulaşmasındaki katkılarına vurgu yapıldı.
Yeni hükümet konağının sadece bir hizmet binası değil, aynı zamanda Hınıs’ın gelişen vizyonunun bir sembolü olacağını ifade eden yetkililer, yatırımın ilçeye hayırlı olmasını diledi. Belediye Başkanı Serdal Şan, “İlçemizin ve kadim Hınıs halkının her türlü hizmetin en iyisine layık olduğu bilinciyle çalışmaya devam ediyoruz. Yeni Hükümet Konağımız, devletimizin gücünü temsil eden modern yapısıyla halkımıza yakışır bir hizmet alanı sunacaktır” dedi.
HABER: RAMAZAN ATİK

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.