45,9157$% 0.46
53,4196€% -0.07
61,9198£% -0.1
6.694,80%-0,34
11.047,00%-0,34
44.039,00%-0,34
4.533,28%-0,85
13.890,91%0,60
02:00
90’lar yaşayan ve yaşamayan herkes için aslında çok önemli yere sahip bir dönem. Samimiyet, komşuluk, arkadaşlık ve mahalle kültürünün yaşandığı, dolayısı ile sıcaklığın ”her şey eskidendi” dendiği o günler; bugün Üsküdar’da bir evin kapıları aralandığında yeniden hayat buluyor. Gelin bu özlenen 90’lar evini yakından tanıyalım.
Her şey, fotoğrafçı Ahmet Yaman’ın bir ofis ve stüdyo kurma fikriyle başlamış. Ancak 90’lara olan o büyük tutku, el birliğiyle bu mekanı bir “zaman kapsülü”ne dönüştürmüş. Ahmet Yaman’ın kurduğu, Gazeteci Aslı Özgür’ün işlettiği 90’lar Evi ziyaretçilerini ağırlıyor.
Sosyal medyadaki yoğun ilgi üzerine kapılarını tüm dünyaya açan bu ev, tam 4,5 yıldır misafirlerini ağırlıyor. Hafta içi 13.00-19.00, hafta sonu ise 11.00-20.00 arası serbest zaman; akşamları ise sobanın yanıp çayların demlendiği saatler başlıyor. Sloganları ise oldukça net:”Çaylar bizden, gerisi sizden.” diye anlatıyor mekanın işletmecisi Aslı Özgür.
” İnsanlar buraya geldiğinde 90’lara dair neler hissediyorlar, ne gibi yorumlar yapıyorlar?”
“İnanın burada o kadar çok acı-tatlı hikâye dinliyorum ki… Hatta ileride burası ile ilgili bir kitap çıkartmayı düşünüyorum bu konular üzerine. Çok duygulananlar var, geçmişine dönenler var. Özellikle metropol şehirde bu yoğunlukta yaşayan insanların böyle bir geçmişe dönüşe ihtiyacı olduğunu düşündük ve karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Türkiye’nin hemen her yerinden takipçilerimiz buraya geldi. Hatta bugün sırf burası için Burdur’dan bir misafirimiz geldi. Bunlar bizi çok heyecanlandırıyor; daha fazla ne katabiliriz, nasıl hizmet verebiliriz, onun arayışı içerisindeyiz.”

Soru: Peki doksanlarda yaşamayan insanların 90’lara karşı bir özlemi var bunu nasıl değerlendiriyorsunuz ?
“Muhtemelen benim düşüncem, o zamanın o ruhunu o sıcaklığını buradan alabiliyorlar. Bugün 5 yaşındaki çocuk hayranımızda var işte 17-18 yaşında ergen çocuklarında bir hayranlığı var buraya yani. Burada kısacası yaş sınırı yok. Yediden yetmişe herkes buraya bir hayranlık duyuyor.”

Haberimi yazarken kadrajıma takılanlara geri dönüyorum: O meşhur vitrin, içindeki kristal bardaklar ve turuncu fincanlar. Tüplü televizyon ve üstünü örtmek için dönemin estetik anlayışı danteller…
Hemen vitrinin yanında ise Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı karşılıyor bizleri… Sıcacık soba ve üzerinde demlenmiş çay, ortamın sıcaklığı ile içimizi daha da ısıtıyor. İşte bu an bizi günümüz dünyasının gürültüsünden çekip alıyor.
90’lar evinde bir diğer köşe de ise siyah mavi önlükler karşılıyor bizi. İki yıl mavi önlük giydiğim için her ne kadar 90’ları yaşamasam da içimden bir şey kopuyor sanki. Bu evi çocukluğumun bir yansıması gibi düşünürken, her gelen ziyaretçinin gözlerinin uzaklara daldığını ya da gözlerinin dolduğunu görüyorum . O sıra da mekanın sahibi Arzu hanım sıcacık çay ikram ederek sohbet ediyoruz. Farklı dönem de yaşayan insanlar, 90’lar hakkında ki sohbetleri ile güzel bir ortam oluşuyor.

90’lar Evi, sadece bir sergi alanı değil; hızla tükettiğimiz bugünlerde bir mola yeri. Hızlıca değişen dünya, gelişen teknoloji ile kopan bağlar, aslında bizleri o güzel günlerden mahrum bırakıyor. Belki doksanları yaşamadık, belki o siyah önlükleri hiç giymedik; ama o evin kapısından çıktığınızda anlıyorsunuz ki: Bazı duyguların tarihi geçmiyor. 90’larda hiç yaşamamış biri olarak söyleyebilirim ki; 90’lar sadece bir takvim yaprağı değil, insana dair o “sıcaklığın” en saf haliymiş.
6 Şubat ve hafızanın inşası üzerine bir deneme
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.