DOLAR

45,9157$% 0.46

EURO

53,4196% -0.07

STERLİN

61,9198£% -0.1

GRAM ALTIN

6.694,80%-0,34

ÇEYREK ALTIN

11.047,00%-0,34

TAM ALTIN

44.039,00%-0,34

ONS

4.533,28%-0,85

BİST100

13.890,91%0,60

Sabah Vakti a 02:00
Ankara AZ BULUTLU 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Algoritmaların yankısında kayıp insanlık: Ölü internet kuramı

ad826x90

İnternet, bir zamanlar insanlık için özgürlüğün yeni adıydı. Soğuk Savaş’ın ardından küresel iletişim ağlarının hızla yayılması, dünyaya daha önce eşi benzeri görülmemiş bir umut getirmişti: bilgi artık demokratikleşecek, birey kendi sesini özgürce duyurabilecek, toplumlar arasındaki sınırlar ortadan kalkacaktı. 1990’ların başında bu devrime tanık olanlar için internet, yalnızca bilim insanlarının ve devlet kurumlarının değil; herkesin düşüncelerini dünyaya aktarabileceği devasa bir sahneye dönüşmüştü.

ad826x90

Ne var ki 2000’li yıllara gelindiğinde, o sahnenin ışıkları yavaş yavaş sönmeye başladı. Yerini kaygı, şüphe ve yabancılaşma aldı. Çünkü Ölü İnternet Kuramı (Dead Internet Theory), internette karşılaştığımız içeriklerin büyük bölümünün artık gerçek insanlar tarafından değil; botlar, içerik fabrikaları ve yapay zekâ algoritmaları aracılığıyla üretildiğini öne sürüyordu. Böylece, bir zamanlar insan sesinin yankılandığı bu alanın giderek makinelerin kurduğu bir gölge tiyatrosuna dönüştüğü düşünülmeye başlandı.

FORUMDAN MANŞETE: ÖLÜ İNTERNET KURAMININ YÜKSELİŞİ

Ölü İnternet Kuramı ilk kez 2021’in başında, küçük bir forumda sessizce ortaya çıktı. IlluminatiPirate takma adlı bir kullanıcının paylaştığı gönderi, internetin 2016’dan beri canlılığını yitirdiğini öne sürüyordu. Ona göre, artık karşımıza çıkan içeriklerin çoğu insanlar tarafından değil; botlar, içerik fabrikaları ve algoritmalar tarafından üretiliyordu.

Kısa sürede bu fikir, dar çevrim içi toplulukların tartışması olmaktan çıktı. 2021 yılında The Atlantic dergisinde yayımlanan bir yazı, kuramı geniş kitlelerin gündemine taşıdı. Yazıda kuram, bir yandan paranoyak bir anlatı olarak görülürken; bir yandan da göz ardı edilemeyecek kadar ikna edici bulundu. Böylece forumun loş köşelerinden çıkan bu iddia, bir anda ana akım medyanın manşetlerinde yerini aldı.

SESSİZLİĞİN ANATOMİSİ: ÖLÜ İNTERNET KURAMININ DAYANAKLARI

İnternette insan etkinliğinin giderek azaldığı ve yerini botların, algoritmaların ve içerik fabrikalarının aldığı iddiası, Ölü İnternet Kuramı’nın ilk temel dayanağını oluşturur. İkinci dayanak ise bu içerik bolluğunun rastlantısal olmadığı; devletler, büyük teknoloji şirketleri ya da içerik fabrikaları gibi güçlü aktörlerin bilinçli yönlendirmeleriyle toplumsal algının şekillendirildiğidir. Bu bakış açısına göre arama motoru sonuçları artık insan için değil; algoritmalar için düzenlenmektedir ve gerçek insan sesi bu yönlendirmenin gölgesinde kaybolmaktadır.

ad826x90

Kuramı savunanların eşik yıl olarak işaret ettiği tarih 2016’dır. Bu yıl, mobil uygulamaların ve algoritmik akışların olgunlaşmasıyla birlikte reklam odaklı içerik çiftliklerinin çoğaldığı, sosyal bot tartışmalarının gündeme geldiği ve ABD seçimlerinde dezenformasyon kaygılarının zirveye çıktığı bir dönemdir. Hem forum yazılarında hem de sonraki popüler makalelerde bu kırılma noktası sürekli yinelenmiştir.

Kuramın tamamını doğrulayan doğrudan kanıtlar olmasa da bazı ölçümler bu hissiyatı destekler niteliktedir. Örneğin; Imperva’nın Kötü Bot Raporları (2016, 2013) internet trafiğinin uzun süredir ciddi oranda botlardan oluştuğunu göstermektedir. 2016’da kaydedilen verilere göre trafiğin yarısından fazlası (%51,8) bot kaynaklıdır. 2023’te de oran yaklaşık %50 düzeyindedir ve özellikle “kötü botlar” toplam trafiğin üçte birinden fazlasını oluşturmaktadır. Bu tablo, “internet ölüyor” hissini güçlendiren istatistiksel bir arka plan sunmaktadır.

Pew Research Center’ın 2018’de yaptığı araştırma, Twitter’da paylaşılan en popüler haber bağlantılarının yaklaşık üçte ikisinin (%66) bot benzeri hesaplar tarafından gönderildiğini ortaya koymuştur. Dahası, en etkin 500 bot hesabın tek başına haber ve güncel olaylara ilişkin bağlantıların %22’sinden fazlasını yaydığı belirlenmiştir. Bu durum, dijital kamusal alanın ne denli yapay güçlerce şekillendirildiğinin çarpıcı bir göstergesidir. Ancak unutulmamalıdır ki bu veriler, içeriklerin tamamının botlar tarafından üretildiği anlamına gelmez; daha çok trafiğin dağılımındaki asimetrik yoğunluğu işaret eder.

2022’nin sonundan itibaren büyük dil modellerinin (LLM) halka açılmasıyla tabloya yeni bir katman eklenmiştir. ChatGPT gibi sistemlerin yaygınlaşması, yapay zekâ üretimli içeriklerin olağanüstü bir hızla çoğalmasına yol açmıştır. Bu süreçte pek çok medya kuruluşu, “ölü internet” hissinin artık daha inandırıcı göründüğünü yazmıştır. Google da Mart 2024’te, arama sonuçlarını dolduran düşük kaliteli, çoğu kez yapay zekâ tarafından üretilmiş içeriklerle mücadele amacıyla kapsamlı bir güncelleme ve yeni bir spam politikası açıklamıştır. Böylece kuramın “arama sonuçları çöplüğe dönüşüyor” yönündeki iddiası, kurumsal düzeyde de karşılık bulmuştur. 2025’e gelindiğinde ise “yapay zekâ çöplüğü” kaygısı ve botlarla yapay zekânın etkileşiminden doğan spam döngüleri daha sık dile getirilmeye başlanmıştır.

ad826x90

Diğer yandan akademik ve gazetecilik çevrelerinde sıkça dile getirilen görüş, kuramın paranoyak unsurlar barındırdığı; ancak, tümüyle göz ardı edilemeyecek gerçek sorunlara da işaret ettiği yönündedir. Bot trafiği ve içerik fabrikaları tartışmasız birer olgudur; fakat “internetin tamamı botlardan ibarettir” iddiası aşırı bir genelleme olarak görülmektedir. Ayrıca bot-insan ayrımının teknik olarak her zaman net yapılamadığı ve kullanılan ölçüm araçlarının hata payı taşıdığı sıkça vurgulanmaktadır.

Yüksek bot oranları, içeriklerin çoğunun botlarca üretildiğini kanıtlamaz; daha çok trafiğin niteliğini ve dağılımındaki dengesizliği gösterir. Tüm bunların arkasında tek ve koordineli bir iradenin bulunduğu söylemi de daha çok sezgilere dayanmaktadır. Buna karşın kuramın “neden gerçek gibi hissettirdiğini” açıklayan üç temel unsur vardır. Birincisi, arama motorları ve sosyal akışların giderek tekdüzeleştirmesi: kullanıcı her yerde aynı yüzleri, aynı başlıkları görmektedir. İkincisi, bot ve otomasyon oranlarının gerçekten yüksek oluşu: dijital ortamda “insan kalabalığı” hissini gölgelemektedir. Üçüncüsü ise yapay zekâ üretimli içeriklerin hızla üstünlük kazanmasıdır. Bu üç katman birleştiğinde, “ölü internet” anlatısı kullanıcıların zihninde ikna edici bir bütün haline gelmektedir.

ALGORİTMALARIN GÖLGEDEN İNSANLIĞIN YANKISINA

İnterneti yeniden canlı kılacak olan şey algoritmaların kör gürültüsü değil; insanın özgün hayal gücüdür. Toplumsal geleceği dönüştürecek olan da sessiz bırakılan bireylerin enerjisidir. “Varlık nedir?” sorusuna verilecek yanıt, artık “kod” ile değil “insan” ile başlamalıdır. Kamusal alanı botların değil bireylerin çoğulculuğu inşa etmelidir. Yalnızlaşmış bireyi yeniden topluma bağlayacak olan şey ise gerçek bağlar, gerçek ilişkiler ve güven duygusudur.

Ölü İnternet Kuramı’nı bir kıyamet senaryosu olarak değil; bir uyarı olarak okumak gerekir. Bu uyarının iki hedefi vardır: dijital evrende insan sesini korumak ve toplumsal hayatta bu insanların görünmezliğini gidermek. Ancak bu şekilde, gölgelerden çıkabilir ve algoritmaların yankısı yerine insanlığın çok sesli korosunu geleceğe taşıyabiliriz.

İnternetteki bot trafiğinin boyutları ve yapay zekâ kaynaklı içerik kirliliği gerçek sorunlardır ve mutlaka dikkate alınmalıdır. Öte yandan; internetin tamamen botlardan oluştuğu ya da tek bir üst akıl tarafından yönetildiği iddiası ise kanıtlanmış bir gerçek değildir. Daha çok bir komplo anlatısıdır.

© Kurubacak, G. (2025). Algoritmaların yankısında kayıp insanlık: ölü internet kuramı.  www.haberdili.com Haftalık Köşe Yazısı. 09 Eylül 2025. Erişim: https://www.haberdili.com/algoritmalarin-yankisinda-kayip-insanlik-olu-internet-kurami/

PROF. DR. GÜLSÜN KURUBACAK ÇAKIR

0 0 0 0 0 0
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Google doğum gününde çöktü, Türkiye dahil 10 ülkede kaos yaşandı

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

casino siteleri