44,7287$% 0.08
52,7917€% 0.38
60,7321£% 0.52
6.924,22%1,63
11.228,00%0,61
44.809,00%0,30
4.825,59%1,77
14.202,24%1,02
02:00
”Onlar düğüne giderler gibi gittiler cepheye,
On sekiz yiğittiler,
Köyleri Hamidiye,
‘Umumi harp gaibi’ yazıldı künyeleri,
Toprağa karıştılar bir daha dönmediler geriye…”

Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi . Takvimler, tarihin en büyük varoluş mücadelelerinden birinin zafer yıldönümünü işaret ederken; Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesinde, sahil yolunun hırçın Karadeniz’e komşu olduğu bir noktada sessiz ama sarsıcı bir abide yükselir: Hamidiye Köyü Şehitler Anıtı.
Bu anıt, sadece mermerden bir yapı değil; bir köyün evlatlarını vatanın bağrına, bir daha izini sürememek üzere teslim edişinin belgesidir.

Hamidiye Köyü, yaklaşık 138 yıl önce Kafkasya’dan kopup gelen muhacirlerin kurduğu, köklerini bu topraklara tutundurmaya çalışan bir yerleşim alanıdır. Kafkasya (Batum ve Gürcistan) dolaylarından Anadolu’ya yönelen büyük göç dalgasının bir neticesi olarak kurulmuştur. Bu yerleşim, sadece bir iskân faaliyeti değil; köklerinden koparılmış bir topluluğun yeni yurtlarına duydukları sadakatin de başlangıcıdır. Henüz ikinci kuşak yerleşimciler safhasındayken patlak veren I. Dünya Savaşı (Umumi Harp), Hamidiye halkı için bir varoluş sınavına dönüşmüştür. Ancak bu yeni yurt, kurulduğu günden itibaren büyük bedeller istemiştir. Cihan Harbi’nin (Umumi Harp) ateşi düştüğünde, bu küçük köyün en verimli çağındaki on sekiz evladı, “bir daha geri dönmemek” üzere cepheye uğurlanmıştır.
Bu hikâyenin en derin sızısı, sadece bu yiğitlerin kaybı değil, geride bir mezar taşı bile bırakmamış olmalarıdır. Sefer oğlu Ali’den Ahmet oğlu İsmail’e, Şakir oğlu Süleyman’dan İrfan oğlu Zabit’e kadar on sekiz can; bedenen toprağa karıştıkları cephelerde, nerede olduğu bilinmeyen meçhul makamlarda uyumaktadırlar.
Köyün kendi yetiştirdiği bir mimar tarafından tasarlanan ve köylülerin imecesiyle yükselen bu anıt, aslında bir “makam mezar” niteliğindedir. Köyünde bir mezarı olmayan evladına ağlayacak yer bulamayan anaların, babaların ve torunların vefa makamıdır. Anıttaki şu mısralar, bu trajedinin en yalın özetidir:
“Onlar düğüne gider gibi gittiler cepheye
On sekiz yiğittiler,
Köyleri Hamidiye
Umumi harp gibi yazıldı künyeleri
Toprağa karıştılar, dönmediler geriye.”

18 Mart tarihi ile Hamidiye’nin 18 yiğidinin sayısal kesişmesi, kaderin hüzünlü bir tecellisidir. Kastamonu gibi göçün en yoğun yaşandığı, köylerin sessizliğe büründüğü bir coğrafyada; bu anıt, toprağın asıl sahibinin kim olduğunu haykırmaktadır. 138 yıl önce kurulan bu köyün tapusu, bugün İstanbul’da ya da gurbette yaşayan sakinlerinde değil; mezarı dahi bulunmayan o on sekiz kahramanın şehadetindedir.
Yol kenarındaki o çeşmeden su içen, durakta bekleyen her yolcu bilmelidir ki; bastıkları bu topraklar, “geri dönmeyi” aklından bile geçirmeyenlerin mirasıdır.
Anıtın kaidesine kazınan isimler, bir köyün genetik mirasının nasıl bir fedakârlıkla daraldığını göstermektedir. Bu listedeki isimler, bugün sadece birer askerlik kaydı değil, Hamidiye’nin asıl tapu kayıtlarıdır:
İdrisoğulları’ndan Hasanoğlu Zabit (Yaşar)
Alioğulları’ndan Seferoğlu Ali (Demirkıran) ve Yunusoğlu Mehmet (Taşkıran)
Tahiroğulları’ndan Mehmetoğlu Ahmet ve Şahveletoğlu Ali (Şahin)
Avcıoğulları’ndan Şakiroğlu Süleyman ve Hüseyin (Avcil) kardeşler
Karslıoğulları’ndan Şakiroğlu Şakir (Yılmaz)
İsmailefendioğulları’ndan Ahmetoğlu İsmail Hakkı (Er)
Bu liste; Hacıoğulları, Alemdaroğulları ve diğer sülale bağlarıyla devam ederek, bir köyün sosyal dokusunun cephelerde nasıl birleştiğini kanıtlamaktadır.
18 Mart vesilesiyle Hamidiye Köyü önündeki o anıta bakmak; göçle, savaşla ve yoklukla yoğrulmuş bir milletin sadakatini okumaktır. Bugün Çatalzeytin ve köyleri, ekonomik nedenlerle büyük bir demografik erozyon (göç) yaşıyor olsa da; mezarı dahi bulunmayan bu on sekiz neferin ruhu, o dik yamaçlarda dalgalanan vakur duruşun yegâne kaynağıdır.
Bugün 18 Mart. Hamidiye’nin mezarsız kahramanlarını, o on sekiz yiğit evladı rahmet, minnet ve bitmek bilmeyen bir hüzünle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Kötülüğün en büyük müttefiki: “Bana Ne”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.