DOLAR

44,8845$% 0.05

EURO

52,8321% 0.01

STERLİN

60,6546£% -0.05

GRAM ALTIN

6.909,71%-0,80

ÇEYREK ALTIN

11.251,00%0,02

TAM ALTIN

44.845,00%-0,13

ONS

4.792,87%-0,76

BİST100

14.503,29%-0,58

Sabah Vakti a 02:00
Ankara AÇIK
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Kentleşme ve kültürel erozyon: Gelenek ile modernlik arasında

ad826x90

ŞEHİR BÜYÜRKEN KÜLTÜR NE OLUR?

Kimi zaman bir bina yükselir, bir başka anı silinir. Bir cadde açılır, bir sokak adı unutulur. Kent büyürken kültür yer mi değiştirir, yoksa yön mü? İşte tam da bu sorunun eşiğinde duruyoruz. Anadolu’nun pek çok kentinde son yarım yüzyılda gözlemlenen hızlı kentleşme, ekonomik kalkınma açısından elbette önemli kazanımlar sağlamıştır. Fakat beraberinde kültürel erozyon dediğimiz daha sessiz, daha derin bir kaybı da getirmiştir.

ad826x90

Geleneksel mimarinin yerini dikey yapılaşma, mahalle dayanışmasının yerini dijital yabancılaşma, yerel esnafın yerini ise zincir mağazalar almıştır. Yine de her dönüşüm, bir yok oluş anlamına gelmez. Bazı şehirler kültürle modernliği aynı zeminde buluşturmayı başarıyor. Bu başarı, bazen belirgin bir planlamayla, bazen de sezgisel bir yönetişimle gerçekleşiyor.

 

KENTLEŞMENİN İLK DALGASI: GÖÇ VE KOPUŞ

1950’lerden itibaren hız kazanan iç göç, kırsaldan kentlere yönelen nüfusun sadece coğrafik yapısını değil, kültürel haritasını da değiştirdi. Bu süreçte birçok aile, doğup büyüdükleri köydeki geleneklerini, kent yaşamında sürdürmekte zorlandı.

Mahalle meclisleri dağıldı; avlularda kurulan bayram sofraları apartman koridorlarına sığmadı. Eski geleneklerin yerini yeni alışkanlıklar almaya başladı. Doğal olarak, bu durum geçmişle bağların zayıflamasına neden oldu.

ad826x90

Ancak bazı semtlerde eski gelenekleri sürdüren aile yapıları, hemşehri dernekleri, yöresel pazarlar gibi mikro alanlar kültürel direnci korumayı başardı. Bu direncin kimi zaman görünür olmayan ama hissedilen desteklerle sürdürüldüğü de biliniyor. Özellikle bazı projelerde geçmişin korunmasına yönelik dolaylı katkılar, anlayana işaret bırakır niteliktedir.

 

BETONUN ARASINDA KALAN MİRAS

Kentleşmeyle birlikte birçok tarihi yapı yıkıldı ya da işlevsizleştirildi. Hanlar, konaklar, medreseler ya terk edildi ya da modern mimarinin arasında görünmez oldu. Fakat bazı belediyeler ve yerel yönetimler, bu yapıları restore ederek kültür merkezlerine dönüştürmeye başladı. Örneğin bir konak, artık bir sanat galerisi; bir han, zanaatkarlar için atölye; bir çeşme, çevresinde hikâyelerin anlatıldığı bir meydan oluyor. Bu tür dönüşümler, kültürel devamlılık için sessiz ama etkili bir model oluşturmaktadır.

aaaa

ad826x90

Kent dokusuna kültürü yeniden dâhil etme çabası, kimi zaman dizi setlerinde eski sokakların kullanılmasıyla, kimi zaman belediye dergilerinde nostaljik bir mahalle tanıtımıyla sürüyor. Yani kültür, bazen doğrudan değil, iz bırakarak yaşatılıyor.

 

MODERNLİK KARŞISINDA GELENEK NASIL DURUR?

Modern yaşamın getirdiği hız, bireyselleşme, tüketim alışkanlıkları ve geleneksel yapıları zorladı. Ancak bazı gelenekler bu dönüşüme uyum sağladı. Örneğin düğünler hâlâ yapılmakta, ancak artık salonlarda. Kına geceleri hâlâ var, ancak sosyal medya temalı. Mevlitler okunmakta, ancak yanına kahve sunumu ekleniyor.

Bu dönüşüm, gelenekselin yok olması değil, aksine yeniden biçimlenmesidir. Ayrıca dikkat edilirse bu biçimlenme sürecinde yerel yönetimlerin, sivil inisiyatiflerin ve kültürel politikaların rolü büyüktür. Açıkça ifade edilmeyen ama belli ölçüde yönlendirici bazı kültürel stratejilerin, geçmişin izlerini silmeden ilerleme yolunda etkili olduğu gözlemlenmektedir.

 

KÜLTÜR MERKEZLERİ VE YENİ KENT HAFIZASI

Son dönemde birçok kentte kurulan kültür merkezleri, yalnızca sanatsal etkinlikler için değil, aynı zamanda geçmişle bugünü buluşturan mekânlar olarak işlev görmektedir. Yöresel mutfak atölyeleri, geleneksel dans kursları, halk hikâyesi anlatımları, yaşlılarla gençleri buluşturan bellek oturumları gibi etkinlikler bu merkezlerde düzenlenmektedir. 

ikkjdwjkwk

Bu merkezlerde düzenlenen etkinlikler, yalnızca bilgi değil, aynı zamanda duygu aktarımı da sağlıyor; böylece kültürel bağ yeniden kuruluyor. Bu tür projelerin ardında, kimi zaman isim verilmeyen ancak sezdirilen bir kamusal irade, bir koruyucu çaba olduğu gözlemlenmektedir. Çünkü şehir sadece taş, beton ve trafik değil; aynı zamanda hafıza, anlam ve hikâye barındırmaktadır.

 

DİZİ VE FİLMLE ŞEHİR KÜLTÜRÜNÜ ANLATMAK

Günümüz dizilerinde sıklıkla ele alınan “mahalle havası”, “eski İstanbul evleri” ve “Anadolu kasabası” temaları, kültürel hafızayı canlı tutma işlevi görmektedir. Bu yapımlarda yer alan sokaklar, dükkânlar, geleneksel ilişkiler, kaybolmaya yüz tutmuş değerleri yeniden gündeme getirmektedir. 

Bazı dizilerde karakterlerin esnaf olması, ustalık mesleği yapması veya  “mahallenin büyüğü” figürüyle gelenekleri taşıması, izleyiciye kültürel bir mesaj iletmekte ve kaybolan değerleri hatırlatmaktadır. Buna ek olarak, bu anlatılar yalnızca bir senaryo tercihi olmayıp kimi zaman daha geniş bir kültür politikası çerçevesinde şekillenmektedir.

 

KAYBOLAN DEĞİL, DÖNÜŞEN

Kentleşme kültürü yok etmez aksine kültürü şekillendirir. Önemli olan, bu şekillenmenin kültürel aidiyeti unutturmadan ilerlemesidir. Bugün bazı şehirler bu dengeyi daha iyi kuruyor. Bazı diziler, romanlar, festivaller, müfredat projeleri bu dengeye katkı sunuyor. Bazı destekler, ismen anılmasa da yön göstermekte daha etkililer. Tüm bunlar, kültürün kaybolmadığını; yalnızca yer değiştirdiğini göstermektedir. 

RAGSANA BABAYEVA

0 0 0 0 0 0
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hiçliğin ortasında bir yer ‘Soğmatar’

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.