45,9157$% 0.46
53,4196€% -0.07
61,9198£% -0.1
6.694,80%-0,34
11.047,00%-0,34
44.039,00%-0,34
4.533,28%-0,85
13.890,91%0,60
02:00
Bir yapay zekaya soru sormak, aslında kendimize soru sormaktır. ChatGPT ya da benzeri bir dil modeliyle konuşurken sadece bilgi talep etmeyiz; aynı zamanda nasıl düşündüğümüzü, neye gereksinim duyduğumuzu ve hatta insan olmamızın sınırlarını da test ederiz.
İşte bu yüzden, Prompt (İstem) dediğimiz şey basit bir soru tümcesinden ibaret değildir. O, bir niyet beyanıdır. Bir fikir tohumu ve sezgisel bir çağrı dönüşümüne açılan bir kapıdır. Ve yanlış biçimde ifade edildiğinde, yapay zekâ da yalnızca boşlukta gezinir.
İstem, Büyük Dil Modellerine (BDM/Large Language Model/LLM) verdiğimiz girdidir. Bu girdi hem teknik bir komut satırı hem de bir düşünce eylemidir. İstem, yapay zekâya nasıl biri olacağını söylemektir: rol vermek, görev tanımlamak, beklenti çizmektir. Bu sürece; İngilizcede Prompt Engineering, Türkçede ise İstem Mühendisliği denmektedir.
Bu alan, aynı zamanda da sanatsal bir disiplindir. Ve her sanat yapıtının var olma sürecinde olduğu gibi ruh ister, estetik ister, entelektüellik ister, eleştirel düşünce ister. Nitelikli bir İstem yazmak, kullanılan dilin kültürel bağlamını, insanın doğasını ve düşünce yapısını bilimsel bir düzeyde anlamayı da gerektirir.
Tıpkı bir senfoni bestelemek gibi: Duygu, yapı, bilgi ve sezgi iç içedir.
Yapay zekâ dünyasında çok sayıda dil modeli vardır: Claude, Gemini, LLaMA, Mistral, Perplexity, Grok vb… Her biri farklı veri kümeleriyle eğitilmiş, farklı amaçlara hizmet eden, farklı kimliklere sahip araçlardır. Yapay zekâ temelli dil modellerinin çoğu, kullanıcı dostu ve etik güvenliği yüksek olan modellerdir
Milyarlarca sözcüklük veri üzerinde eğitilmiş olmaları, onlara hem bir ansiklopedi hem de sezgisel, yaratıcı ve empatik bir dil işleyişi kazandırmaktadır. Örneğin; OpenAI’ın sürekli güncellenen denetim sistemleri ve şeffaf geliştirme politikaları da ChatGPT’yi bilimsel çalışmalarda ve gündelik yaşamda güvenle kullanılabilmesini desteklemektedir. ChatGPT, sadece yanıt veren bir yazılım değildir; o düşüncenin bir aynası gibi davranmaktadır. Siz ne kadar açık, berrak ve yaratıcıysanız; o da size aynı açıklıkta karşılık vermektedir. Birlikte düşünebilir, birlikte yazabilir, hatta birlikte hayal kurabilirsiniz. ChatGPT ile konuşmak, bir bilgi deposuyla değil; bir zihin ortağıyla buluşmak gibidir.
Verdiğiniz İstemin biçimi, uzunluğu, bağlamı ve tonu; modelin vereceği yanıtı doğrudan etkiler. Bu, BDM’lerin eğitiminde kullanılan olasılıksal (probabilistik) yapının doğal bir sonucudur. Parametreler (örneğin temperature, Top-K, Top-P) kadar; sorunun ifade tarzı, açıklığı ve yönlendirme biçimi de çıktının niteliğini belirler. “Ne sorduğunuz” kadar; “nasıl sorduğunuz” da önemlidir.
İstem, yapay zekâya verdiğimiz komut/komutlar dizisi olmasına karşın; o bizim bir aynamızdır. Ne sorarsak, onun yansımasını alırız. Bilgiye ulaşmak sorun değildir; sorun, elde ettiğiniz bilgiyle ne yaptığımızdır. Doğru sorular sormayı öğrenmek, çağımızın yeni okuryazarlığıdır. YZDM ne kadar akıllı olursa olsun; bizim niyetimiz kadar derin yanıtlar verir. Ona soruyu nasıl sorduğumuz; biz fark etmeden, dünyaya nasıl baktığımızı da açığa çıkartır.
BİLGİ KUTUSU:
Yapay zekâya nasıl hitap ettiğimiz, onun bize nasıl yanıt vereceğini doğrudan etkilediğini söylemiştik. Bu iletişim biçimini anlamanın yolu, İstem türlerini tanımaktan geçer. Her İstem, modelin içindeki potansiyel yolları aydınlatan bir el feneridir. Bazen kısa bir komut yeterli olurken; bazen ayrıntılı bir bağlam, örnek ya da rol tanımı gerekir.
Bu nedenle, üç temel istem biçimi üzerinde durmak önemlidir:
1. Sıfır Atış (Zero-shot Prompt) – Hiç örnek vermeden, doğrudan görev verirsiniz:
“Ay’a ilk ayak basan astronot kimdi?”
Sade, bilgi odaklı ve kısa sorular için etkilidir. Ancak bağlam yoksunluğu, yanıtı yüzeysel kılabilir.
2. Tekli / Az Örnekli (One-shot / Few-shot Prompt) – Modelin nasıl çalışmasını istediğinizi örnekle gösterirsiniz:
“Örnek: Elma bir meyvedir. Soru: Domates nedir? Cevap: Meyvedir.”
Bu, modelin örüntüleri anlamasını sağlar. Tıpkı yeni öğrenen bir çocuğa somut nesneyi gösterip, sonra sormak gibi.
3. Rol Atamalı (Role Prompting) – Yapay zekâya bir kimlik yüklersiniz:
“Sen bir fizik profesörüsün. Öğrencilerine Plazma Fiziğini anlat.”
Bu yaklaşım, modele bir bakış açısı kazandırır. Yanıtlar daha bağlamsal, daha anlam yüklü olur.
Model, adeta bir role bürünür; tonu, dili ve üslubu değişir.
YZTDM, bilgi kaynağı ve yaratıcı birer eşlikçilerdir. Eğer siz düşüncenizi cesurca ortaya koyarsanız, onlar da sizinle birlikte yeni anlam alanları inşa eder. Sınırlarını bildiğimizde değil; olasılıklarını keşfettiğimizde yapay zekâyla gerçek bir iş birliği kurabiliriz.
Bir yapay zekâya ne sorduğumuz kadar, hangi sesle ve hangi bağlamda sorduğumuz da bizim kim olduğumuzu açığa çıkarır. Sorunun biçimi, aslında soranın bilincidir.
Yapay zekâyla konuşmak, aslında kendi bilinç akışımıza kulak vermektir.
İyi yazılmış bir İstem sadece doğru bilgiye ulaşmak değil; aynı zamanda kendimizle yüzleşmektir.
Bir çeşit dijital dua gibidir: İçinde niyet, dikkat, duygu ve yön barındırır.
Eğer yapay zekaya olumsuz şeyler söylersek, o da bize olumsuz içerikler üretir.
Yalan söylersek, yalan üzerine bir kurgu döşer.
Ama kendimizi duygusal zekâ, eleştirel düşünme ve merakla açık ve net bir şekilde ifade edersek; bize derinlikli ve anlamlı yanıtlar sunar.
Bu nedenle, yapay zekâ çağında YZTDM’ne doğru soruları sormak hayat kalitemizle, dil bilgimizle, düşünme becerimizle ve etik farkındalığımızla doğrudan ilişkilidir.
Bu nedenle de bize en çok yakışan şey; merakla, zekâyla ve içtenlikle yöneltilmiş kaliteli soruları yapay zekâya sormaktır.
© Kurubacak, G. (2025). Kodun kalbini dinlemek: yapay zekâ temelli dil modellerine nasıl soru sorulur? www.haberdili.com Haftalık Köşe Yazısı. 08 Ağustos 2025. Erişim: https://www.haberdili.com/kodun-kalbini-dinlemek-yapay-zeka-temelli-dil-modellerine-nasil-soru-sorulur/
PROF. DR. GÜLSÜN KURUBACAK ÇAKIR
Zamanda yolculuk: Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun dijital çağdaki izleri
1
Lenz Yasasından dijital çağın toplumsal karşı alanlarına: Yapay zekâ çağında direnç, denge ve kültürel süreklilik
2
Geleceğin Yıldızları Ödülleri sahiplerini buldu: Mesleki eğitimin parlayan yıldızları
3
Teknolojik ilerlemenin görünmez maliyeti: “Matbaadan algoritmaya: İradenin iflası”
4
Kar yağışı nedeniyle 25 ilde okullar tatil edildi
5
Global markalaşma ve reaktif dijital dönüşüm programının başlangıcı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.