DOLAR

48,7650$%0,12

EURO

56,0626%-0,03

STERLİN

65,3894£%0,18

GRAM ALTIN

6.873,71%1,05

ÇEYREK ALTIN

11.224,00%0,92

TAM ALTIN

44.737,00%0,91

ONS

4.378,86%0,86

BİST100

%

Sabah Vakti a 05:14
Ankara PARÇALI AZ BULUTLU 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Mutfaktan algoritmaya: Tradwife, nostaljinin dijital ekonomisi ve yeni kadınlık anlatısı

ad826x90

Sosyal medya çağının kültürel gücü, yeni davranışlar üretmesinin yanında geçmişe ait imgeleri günümüzün teknolojik diliyle yeniden dolaşıma sokma kapasitesinde görünmektedir. Son yıllarda TikTok, Instagram ve YouTube üzerinde yükselen Tradwife kültürü bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden birini oluşturmaktadır. Traditional wife sözcüklerinin birleşiminden doğan kavram; ev merkezli hayatı, anneliği, ev içi üretimi, geleneksel iş bölümünü ve aile merkezli kadınlık anlatısını belirli bir estetik düzen içinde sunmaktadır. Kameranın karşısında ekmek yapılmaktadır. Hamur uzun uzun yoğrulmaktadır. Çocuklarla ilgilenilmekte, sofralar hazırlanmakta, sebzeler bahçeden toplanmakta, elbiseler geçmiş dönemleri çağrıştırmakta, ev sakin bir ritim içinde düzenlenmektedir. Fakat sosyolojik açıdan ekranda görülen şey ekmekten, elbiseden ve mutfaktan daha kapsamlıdır.

ad826x90

Burada kadınlık, aile, emek, zaman, sınıf, din, tüketim ve geçmiş tasavvuru aynı dijital kompozisyon içinde temsil edilmektedir.

Bu nedenle Tradwife üzerine düşünmek, kadınların ev merkezli hayat tercihlerini tartışmaktan daha geniş bir akademik alan açmaktadır. Kişinin ailesine ağırlık vermesi, çocuk yetiştirmeyi merkezine alması, yemek yapmayı sevmesi veya geleneksel bir aile düzenini benimsemesi bireysel hayat tercihleri içinde yer almaktadır. Sosyolojik araştırmanın konusu ise bu tercihlerin milyonlarca kişiye ulaşan bir medya formuna dönüşmesiyle başlamaktadır.

Asıl mesele, özel hayatın platform kültürü içinde nasıl toplumsal bir göstergeye dönüştüğüdür.

EVDEN SAHNEYE: GOFFMAN’IN MUTFAĞINDA BİR TİKTOK KAMERASI

ad826x90

Erving Goffman (1959), gündelik hayatı bireylerin kendilerini başkalarına sundukları teatral bir düzen üzerinden açıklamaktadır. İnsan toplumsal ilişkiler içinde belirli roller üstlenmekte, izleyicilerin bulunduğu ortamlarda kendisini belirli biçimlerde sunmakta ve davranışlarını bu sunuma göre düzenlemektedir. Sosyal medya bu yaklaşımı küresel ölçekte yeniden anlamlı hale getirmektedir. Tradwife içeriklerinde ev aynı anda birkaç işleve kavuşmaktadır. Aile mekânı, içerik üretim stüdyosu, ekonomik üretim alanı, görsel sahne ve kişisel markanın merkezi haline gelmektedir. Mutfak tezgâhına yerleştirilen kamera bu dönüşümün simgesidir. Kadın ekmek yaparken aynı zamanda içerik üretmektedir. Sofra hazırlarken görsel kompozisyon kurmaktadır. Günlük rutinini aktarırken marka kimliğini sürdürmektedir. Evini düzenlerken takipçileriyle sembolik bir hayat anlatısı paylaşmaktadır. Bu bakımdan Tradwife fenomeni, Goffman’ın “benliğin sunumu” yaklaşımının platform toplumundaki yeni biçimlerinden biri olarak okunabilmektedir. Judith Butler’ın (1990) toplumsal cinsiyet performativitesi yaklaşımı bu çözümlemeye ikinci bir katman kazandırmaktadır. Butler açısından toplumsal cinsiyet; jestler, davranışlar, beden kullanımı, söylemler, giysiler ve tekrar eden kültürel pratikler aracılığıyla anlam kazanmaktadır. Tradwife kültüründe tekrar son derece merkezi bir işleve sahiptir. Ekmek yapmak, çocuklarla ilgilenmek, eşi karşılamak, geleneksel kıyafetler giymek, ev yapımı ürün hazırlamak, bahçede çalışmak ve aile sofrasını estetik bir anlatıyla sunmak zaman içinde tanınabilir bir kadınlık repertuvarı oluşturmaktadır. Tek bir video böylece bireysel içerik olarak kalırken binlerce benzer video kültürel bir kategori üretmektedir.

NOSTALJİ BİR HATIRADAN FAZLASIDIR

Tradwife anlatısının en güçlü bileşenlerinden biri geçmişe yönelik özlemdir. Svetlana Boym’un (2001) nostalji üzerine çalışmaları, geçmişin insan zihninde tarihsel bir kayıt olmaktan çok bugünün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenen kültürel bir anlatıya dönüşebildiğini göstermektedir. Tradwife estetiğinde de geçmiş bütün tarihsel karmaşıklığıyla sunulmak yerine seçilmiş göstergeler aracılığıyla temsil edilmektedir: aile sofrası, ev yapımı yiyecekler, kırsal hayat, geleneksel kıyafetler, çocuklar, bahçe, ev merkezli üretim ve yavaş akan zaman. Miller ve Cole’un (2026) 250 TikTok gönderisi üzerinde gerçekleştirdiği güncel araştırma bu bağlantıyı sayısal olarak ortaya koymaktadır. İncelenen içeriklerin %89,2’sinde geçmişe yönelik sözlü, görsel veya müzikal göndermeler bulunmaktadır. Videoların %42,4’ü geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin açık anlatılar içermektedir. Bu sonuç, nostaljinin Tradwife kültüründe dekoratif bir unsurun ötesinde kurucu bir işleve sahip olduğunu göstermektedir.

Geçmiş burada tarihsel zamandan çıkarak duygusal bir mekâna dönüşmektedir.

Modern insanın hızlı gündelik ritmi karşısına ağır ağır mayalanan ekmek yerleştirilmektedir. Sürekli bildirimlerle bölünen zaman karşısına sakin bir mutfak çıkarılmaktadır. Performans ölçümlerinin hâkim olduğu profesyonel kültür karşısına aile çevresinde örgütlenen başka bir gün tasarımı sunulmaktadır. Bu nedenle Tradwife olgusunun çekim gücü toplumsal cinsiyet tartışmalarının yanında zaman sosyolojisi üzerinden de anlaşılmaktadır. İzleyici ekranda bir kadın kadar başka türlü akan bir gün seyretmektedir.

ad826x90

MODERN KADININ ZAMANI VE BAKIM EKONOMİSİ

Arlie Hochschild’in The Second Shift çalışması, ücretli çalışma ile ev ve bakım emeğinin aynı kişinin zamanında birleşmesini modern toplumun temel meselelerinden biri olarak ele almaktadır (Hochschild & Machung, 1989). Günümüzde pek çok kadın profesyonel üretkenlik, aile ilişkileri, ebeveynlik, ev organizasyonu, duygusal bakım, sosyal çevre ve kişisel gelişim alanlarını aynı zaman bütçesi içinde yönetmektedir. Bu yoğun rol düzeni Tradwife anlatısının çekiciliğini anlamak açısından önem taşımaktadır. Stotzer ve Nelson’ın (2025) kendisini Tradwife olarak tanımlayan 60 TikTok kullanıcısını inceleyen çalışması, kadınların bu hayat biçimine yönelme anlatılarında üç temel tema belirlemektedir: inanç sistemleri, pratiklik ve güvenlik duygusu. Araştırmada izolasyon ve hayat biçiminin romantikleştirilmesi de anlatılara eşlik eden temalar arasında yer almaktadır. Bu bulgular önemli bir sosyolojik tablo sunmaktadır. Tradwife kültürüne yönelim tek bir motivasyon üzerinden gelişmemektedir. Dini anlam, aile merkezli hayat arzusu, gündelik hayatı daha yönetilebilir hale getirme isteği, aidiyet arayışı ve çağdaş performans kültürünün yoğunluğu farklı bireylerde farklı ağırlıklar kazanmaktadır. Bu açıdan Tradwife, kadınların modern hayattaki çoklu sorumluluklarını tartışmaya açan kültürel bir gösterge olarak da okunabilmektedir. Bir başka ifadeyle, fenomen geçmişi anlatırken aynı anda bugünün bakım krizini görünür hale getirmektedir. Bourdieu’nün Mutfağında Sermaye Biçimleri Tradwife kültürünün en ilginç taraflarından biri ev içi üretim ile dijital ekonomi arasındaki ilişkidir.

Pierre Bourdieu (1986), ekonomik sermayenin yanında kültürel, sosyal ve sembolik sermaye biçimlerinin toplumsal konumların oluşumundaki rolünü açıklamaktadır. Bu çerçeve Tradwife influencer ekonomisine uygulandığında son derece ilginç bir dönüşüm görülmektedir. Yemek yapma becerisi kültürel sermayeye dönüşmektedir. Estetik ev düzeni sembolik sermaye üretmektedir. Takipçi ağı sosyal sermaye yaratmaktadır. Görünürlük platform sermayesi oluşturmaktadır. Marka anlaşmaları ise bütün bu sermaye türlerini ekonomik sermayeye çevirmektedir. Miller ve Cole’un (2026) araştırmasında Tradwife videolarının %62,8’inin sponsorluk veya etkileşim artırmaya yönelik ticari pratikler içerdiği görülmektedir. Bu veri fenomenin en önemli paradokslarından birini ortaya çıkarmaktadır. Kamera önündeki anlatı geleneksel ev merkezli kadınlığı temsil ederken kamera arkasındaki içerik üreticisi video çekimi, kurgu, marka yönetimi, reklam ilişkileri, takipçi analizi, platform optimizasyonu ve ticari ortaklıklar yürüten bir dijital girişimci olarak faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla Tradwife ekonomisinde ev içi emek platform ekonomisiyle birleşmektedir. Hamur içeriğe, içerik etkileşime, etkileşim veriye, veri görünürlüğe, görünürlük ekonomik değere dönüşmektedir. Bu nedenle Tradwife, geçmişteki ev kadınlığı modelinin dijital kopyasından çok geleneksel kadınlık göstergelerinin platform kapitalizmi içinde yeniden ekonomik değer kazanması olarak ele alınmaktadır.

MAHREMİYETİN KÜRESEL GÖSTERİSİ

Guy Debord’un (1967/1994) gösteri toplumu yaklaşımı, çağdaş kültürde temsillerin toplumsal ilişkiler üzerindeki gücünü açıklamaktadır. Sosyal medya çağında gündelik hayatın küçük anları da gösterinin parçasına dönüşmektedir. Tradwife kültürü burada son derece özgün bir örnek sunmaktadır. Ev, mahremiyetin sembolüdür. Aynı ev milyonlarca ekranın içine girmektedir. Aile merkezli hayat anlatısı özel alanı öne çıkarırken bu özel alan küresel bir izleyici kitlesine sunulmaktadır. Jean Baudrillard’ın (1981/1994) simülasyon yaklaşımı bu süreci daha ileri taşımaktadır. Sosyal medyada karşımıza çıkan 1950’ler estetiği tarihsel 1950’lerin yeniden kurulmasından çok çağdaş kameralar, filtreler, müzikler, kurgu teknikleri ve algoritmalar aracılığıyla üretilen bir geçmiş hissi oluşturmaktadır. Dolayısıyla ekrandaki geçmiş tarihsel bir dönemden çok medya tarafından tasarlanmış bir zaman duygusu haline gelmektedir. İzleyici geçmişi seyretmekten çok geçmişe ait olduğu düşünülen hissi tüketmektedir.

DİN, AİLE VE ANLAMIN DİJİTAL DOLAŞIMI

Tradwife kültürünün bazı kollarında dini anlatılar güçlü biçimde yer almaktadır. Özellikle ABD’de Evangelikal Hristiyanlık ve muhafazakâr Katolik çevrelerle kesişen influencer içerikleri akademik araştırmaların konusu haline gelmiştir. Wagner ve Hippert’in (2026) Evangelikal Tradwife influencer kültürü üzerine çalışması, Instagram estetiğinin kadınlık, din, milliyetçilik ve “Cowboy Christianity” olarak adlandırılan kültürel anlatılarla nasıl birleştiğini göstermektedir. Bu bulgu Max Weber’in toplumsal eylem yaklaşımı açısından önem taşımaktadır. Weber’e göre insanlar davranışlarını ekonomik çıkarlarla birlikte değerler, inançlar ve anlam sistemleri üzerinden yönlendirmektedir. Tradwife kültürünün dini biçimlerinde gündelik hayat kutsal bir anlam düzeninin parçasına dönüşmektedir. Yemek hazırlamak aile bakımının göstergesi olmaktadır. Annelik dini kimlikle birleşmektedir. Evlilik belirli bir manevi düzen içinde yorumlanmaktadır. Sosyal medya ise bu anlam sistemlerinin küresel dolaşım aracına dönüşmektedir. Böylece dini pratik ve algoritmik görünürlük aynı dijital ortamda buluşmaktadır.

SİYASET GÜNDELİK HAYATA NASIL YERLEŞMEKTEDİR?

Tradwife kültürünün siyasal boyutu, araştırmaların son yıllarda yoğunlaştığı alanlardan biridir. Scott ve Day (2025), TikTok’taki Tradwife içeriklerini toplumsal cinsiyet, üreme üzerinden gelecek tahayyülleri ve kolonyal nostalji bağlamında incelemektedir. Çalışmada örneklemin belirli bölümlerinde Evangelikal Hristiyan söylemler, geleneksel erkeklik ve kadınlık modelleri, homesteading kültürü ve ABD tarihine ilişkin romantikleştirilmiş anlatılar birlikte görülmektedir. Burada akademik hassasiyet büyük önem taşımaktadır. Bir kişinin ev merkezli hayat sürmesi siyasal kimliğinin göstergesi olarak ele alınamaz. Aynı estetiği kullanan kadınlar dini yönelim, sınıfsal konum, kültürel geçmiş, kişisel amaç ve siyasal düşünce açısından geniş bir çeşitlilik taşımaktadır. Sosyolojik çözümleme bu nedenle kişiyi sınıflandırmak yerine imgelerin hangi söylemler içinde yan yana getirildiğini incelemektedir. Çiçekli elbise kendi başına siyasi program taşımamaktadır. Fakat elbise; belirli aile modeli, ulusal geçmiş anlatısı, doğurganlık söylemi ve toplumsal rol tasarımıyla sistematik biçimde birleştiğinde siyasal kültürün göstergelerinden birine dönüşebilmektedir. Burada bireyin tercihi ile kültürel anlatının dolaşımı birbirinden ayrılarak incelenmektedir.

TÜRKİYE’DE TRADWIFE: AYNI GÖRSEL DİL, BAŞKA KÜLTÜREL HAFIZA

Tradwife fenomeninin Türkiye açısından incelenmesi ayrıca önem taşımaktadır. Yavuz ve Erdal Aytekin’in (2025) ABD ve Türkiye’deki Tradwife influencerlarını karşılaştıran araştırması, geleneksel kadınlık ve aile rollerinin sosyal medya üzerinde kültürel bağlama göre farklı biçimlerde temsil edildiğini göstermektedir. Bu durum, Tradwife’ın küresel tek biçimli bir kültürden çok yerel kültürlerle birleşen platform estetiği olduğunu düşündürmektedir. ABD bağlamında “prairie”, homesteading, Evangelikal kültür ve 1950’ler nostaljisi güçlü göstergeler üretirken Türkiye’de aile, ev içi üretim, annelik, yemek kültürü ve geleneksel kadınlık anlatıları başka tarihsel hafızalarla birleşmektedir. Dolayısıyla aynı Instagram filtresi farklı toplumlarda farklı anlam dünyalarına yerleşmektedir. Küresel platform aynı görünürlüğü üretirken yerel kültür göstergelerin içeriğini yeniden şekillendirmektedir.

ALGORİTMA: YENİ KÜLTÜR EDİTÖRÜ

Tradwife fenomeninin anlaşılmasında en önemli aktörlerden biri algoritmadır. TikTok, Instagram ve YouTube üzerindeki öneri sistemleri izleme süresi, tekrar izleme, paylaşım, beğeni, yorum, kaydetme ve benzer etkileşim örüntülerinden hareketle kullanıcının karşısına yeni içerikler getirmektedir. Bu yapı Tradwife estetiğine önemli bir dolaşım kapasitesi kazandırmaktadır. Çünkü Tradwife videoları algoritmik görünürlüğe uygun güçlü özellikler taşımaktadır: belirgin görsel kimlik, kolay tanınan semboller, sakin kurgu, dönüşüm sahneleri, yemek hazırlama süreçleri, düzenli mekânlar ve duygusal yakınlık oluşturan aile görüntüleri. Algoritma böylece bir kültür editörü gibi çalışmaktadır. Fakat bu editör metnin ideolojik anlamından önce davranışsal verileri okumaktadır. Kullanıcı belirli bir mutfak videosunda uzun süre kaldığında sistem benzer ritim, renk, konu ve etkileşim özelliklerine sahip içerikleri öne çıkarabilmektedir. Bunun sonucunda estetik yakınlık kültürel yakınlığa dönüşebilen bir dolaşım ortamı yaratmaktadır. Stuart Hall’un (1997) temsil yaklaşımı burada algoritmik çağ için yeniden düşünülebilmektedir. Kültürel anlam görüntünün içinde sabit biçimde durmak yerine üretim, temsil, dolaşım ve yorum süreçlerinde oluşmaktadır. Günümüzde bu zincire bir aktör daha eklenmiştir:

öneri sistemi.

DUYGULAR DA EKONOMİYE KATILMAKTADIR

Eva Illouz’nun (2007) duygusal kapitalizm yaklaşımı, çağdaş ekonominin duygu dünyasıyla giderek daha fazla birleştiğini açıklamaktadır. Tradwife içeriklerinin gücü de büyük ölçüde burada bulunmaktadır. Bu içerikler izleyiciye fikir kadar duygu sunmaktadır. Sakinlik. Aidiyet. Düzen. Aile sıcaklığı. Geçmiş hissi. Gündelik hayatın yönetilebilir olduğu duygusu. Bu duygular izleme süresini artırmakta; izleme süresi algoritmik görünürlüğü beslemekte; görünürlük takipçi üretmekte; takipçi ekonomik değere dönüşmektedir. Böylece çok ilginç bir dolaşım oluşmaktadır: Estetik duygu üretmektedir. Duygu dikkat üretmektedir. Dikkat veri üretmektedir. Veri görünürlük üretmektedir. Görünürlük ekonomik değer üretmektedir. Tradwife kültürünün çağdaşlığı burada ortaya çıkmaktadır. Görüntü geçmişe ait görünürken ekonomik mekanizma bütünüyle dijital çağın mantığıyla işlemektedir.

SINIFIN GÖRÜNMEYEN İMZASI

Tradwife estetiği aynı zamanda sınıfsal bir anlatı taşımaktadır. Geniş mutfaklar, bahçeler, kaliteli ekipman, uzun süren yemek hazırlıkları, estetik kıyafetler ve ev merkezli hayat belirli ekonomik ve zamansal kaynaklarla ilişkilidir. Bourdieu açısından zevk, kişisel estetik tercih kadar sosyal konumların kültürel ifadesidir. Tradwife videolarında sergilenen hayat modeli bu nedenle bir tür zaman sermayesi de göstermektedir. Saatlerce yemek hazırlayabilmek, bahçeyle ilgilenebilmek, ev yapımı ürünler üretebilmek ve bütün bunları görsel olarak düzenleyebilmek kişinin zaman üzerindeki kontrolüyle ilişkilidir. Modern toplumun en değerli kaynaklarından biri zamandır. Bu açıdan Tradwife estetiğinde sergilenen temel ayrıcalıklardan biri ev kadar zamana sahip olma kapasitesidir.

FOUCAULT’NUN BENLİK TEKNOLOJİLERİNDEN PLATFORM BENLİĞİNE

Michel Foucault (1988), insanların kendilerini belirli değerler ve davranış modelleri doğrultusunda biçimlendirme pratiklerini “benlik teknolojileri” kavramı üzerinden tartışmaktadır. Tradwife kültüründe bu perspektife uygun çok sayıda rutin bulunmaktadır. Sabah programları hazırlanmakta, yemek düzenleri oluşturulmakta, beden belirli bir estetik içinde sunulmakta, ev sistematik biçimde organize edilmekte ve aile ilişkileri belirli ritüeller çevresinde biçimlendirilmektedir. Sosyal medya bu sürece yeni bir katman eklemektedir. Kişi kendisini biçimlendirirken aynı zamanda bu biçimlendirme sürecini kameraya aktarmaktadır. Takipçiler bu repertuvarı izlemekte, paylaşmakta ve kendi hayatlarıyla karşılaştırmaktadır. Böylece benlik teknolojileri platform teknolojileriyle birleşmektedir. Kişisel rutin kültürel modele dönüşmektedir.

TRADWIFE GEÇMİŞTEN ÇOK BUGÜNÜ ANLATMAKTADIR

Tradwife fenomeninin bilimsel değeri burada belirginleşmektedir. Bu akım geçmiş hakkında konuşurken aslında çağdaş toplumun temel meselelerini görünür hale getirmektedir. Modern insanın zamanla ilişkisini anlatmaktadır. Bakım emeğinin değerini anlatmaktadır. Kadınların çoklu roller arasındaki hayat düzenini anlatmaktadır. Dinin dijital kültürde aldığı yeni biçimleri anlatmaktadır. Sınıfsal konumların estetik aracılığıyla nasıl temsil edildiğini anlatmaktadır. Platform ekonomisinin özel alanı ekonomik değere dönüştürme kapasitesini anlatmaktadır. Algoritmaların kültürel dolaşımdaki rolünü anlatmaktadır. Nostaljinin bugünün ihtiyaçları doğrultusunda nasıl üretildiğini anlatmaktadır. Ve insanın hayat tarzını nasıl medya metnine dönüştürdüğünü anlatmaktadır. Tradwife’ı bu nedenle basit bir internet modası şeklinde okumak fenomenin sosyolojik zenginliğini daraltmaktadır. Karşımızda aile, kadınlık, erkeklik, emek, din, siyaset, teknoloji, ekonomi, sınıf, tüketim ve zaman kavramlarını aynı dijital vitrinde buluşturan bir kültürel laboratuvar bulunmaktadır. Bu laboratuvarda kadın kadar kamera rol almaktadır.

Kamera kadar platform rol almaktadır. Platform kadar algoritma rol almaktadır. Algoritma kadar izleyici rol almaktadır. İzleyicinin bir saniye daha ekranda kalması, bir içeriği yeniden izlemesi, kaydetmesi veya paylaşması kültürel dolaşımın yönünü şekillendirmektedir. Dolayısıyla sosyal medya çağında toplumsal normlar yukarıdan aşağıya aktarılan sabit kurallar şeklinden çıkarak insan, teknoloji, ekonomi, estetik ve algoritma arasındaki sürekli etkileşim içinde üretilmektedir. Tradwife fenomeni bize modern toplumun ilginç bir gerçeğini göstermektedir:

Geçmiş, dijital çağda geri gelmekten çok yeniden tasarlanmaktadır.

Eski görüntüler yeni kameralarla çekilmektedir. Geleneksel roller platform ekonomisi içinde yeniden paketlenmektedir. Ev, küresel medya mekânına dönüşmektedir. Mahremiyet görünürlüğe kavuşmaktadır. Bakım emeği içeriğe dönüşmektedir. Nostalji ticari değer kazanmaktadır. Ve bütün bu süreçlerin merkezinde algoritmik kültür yer almaktadır. Bu yüzden Tradwife üzerine düşünmek, kadınların hangi hayat biçimini seçtiğini tartışmanın çok ötesinde bir bilimsel soruya ulaşmaktadır: Dijital toplum, geçmişe ait imgeleri kullanarak bugünün insanına nasıl bir hayat tasavvuru sunmaktadır? Tradwife’ın asıl sosyolojik hikâyesi burada başlamaktadır.

PROF. DR. GÜLSÜN KURUBACAK ÇAKIR

 

Kaynakça:

Baudrillard, J. (1994). Simulacra and simulation (S. F. Glaser, Trans.). University of Michigan Press. (Original work published 1981).

Bourdieu, P. (1986). The forms of capital. In J. G. Richardson (Ed.), Handbook of theory and research for the sociology of education (pp. 241–258). Greenwood Press.

Boym, S. (2001). The future of nostalgia. Basic Books.

Butler, J. (1990). Gender trouble: Feminism and the subversion of identity. Routledge.

Debord, G. (1994). The society of the spectacle (D. Nicholson-Smith, Trans.). Zone Books. (Original work published 1967).

Foucault, M. (1988). Technologies of the self. In L. H. Martin, H. Gutman, & P. H. Hutton (Eds.), Technologies of the self: A seminar with Michel Foucault (pp. 16–49). University of Massachusetts Press.

Goffman, E. (1959). The presentation of self in everyday life. Doubleday.

Hall, S. (Ed.). (1997). Representation: Cultural representations and signifying practices. Sage.

Hochschild, A. R., & Machung, A. (1989). The second shift: Working parents and the revolution at home. Viking.

Illouz, E. (2007). Cold intimacies: The making of emotional capitalism. Polity Press.

Miller, E. A., & Cole, E. R. (2026). Selling the #SubmissiveWife: How White Tradwife influencers commodify traditional femininity. Psychology of Women Quarterly. Advance online publication. https://doi.org/10.1177/03616843261434820

Scott, K., & Day, L. (2025). TikTok tradwives: Femininity, reproduction, and social media. Gender and Education. Advance online publication. https://doi.org/10.1080/09540253.2025.2546050

Stotzer, R. L., & Nelson, A. (2025). The allure of traditional life: On becoming a tradwife. Journal of Gender Studies. Advance online publication. https://doi.org/10.1080/09589236.2025.2505562

Wagner, J. A., & Hippert, A. K. (2026). The evangelical tradwife: Nostalgic femininity, faith, and cowboy culture. In L. Khan (Ed.), Oxford intersections: Social media in society and culture. Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/9780198945253.003.0129

Yavuz, A., & Erdal Aytekin, P. (2025). Tradwife influencers in the U.S. and Türkiye: A comparison of traditional womanhood and family roles on social media. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 48. https://doi.org/10.31123/akil.1629970

0 0 0 0 0 0
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Okullarda hijyen

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

casino siteleri