DOLAR

44,8950$% 0.23

EURO

52,8913% -0.09

STERLİN

60,8054£% 0.01

GRAM ALTIN

6.965,35%1,07

ÇEYREK ALTIN

11.304,00%0,79

TAM ALTIN

45.114,00%0,79

ONS

4.829,68%0,85

BİST100

14.587,93%2,72

Sabah Vakti a 02:00
Ankara KAPALI
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

El-Hamra (Alhambra) kayıp bir zamana dokunmak

ad826x90

TAŞA KAZINMIŞ BİR MEDENİYETİN HATIRASI

Güzel bir Ekim sabahıydı, kaybolmuş cennetin sessiz tanığı Granada; tüm ihtişamıyla karşımda duruyor ve nihayet bir hayalim daha gerçek oluyordu. Granada sokaklarında yürümek çok sevdiğin bir şiirin mısralarında yavaşça ilerlemek gibi gelmişti. Ve artık hazırdım büyüleyici gezi nihayet başlamıştı. Sen de hazırsan sevgili dost, deneyimimi paylaşacağım satırlarımı okumaya devam edebilirsin.

ad826x90

Endülüs’ün incisi diye de anılan Granada dağlarla gökyüzü arasında asılı kalmış gibi kendine has bir hüznü, asaleti ve tarifsiz bir derinliği ile de ön plana çıkar. Dar sokakları, hepsi artık geçmişin sessiz hayali olarak kalmış Arapça yazılar, Arap melodiler Granada sokaklarında yürüyene eşlik eder. Zamanın alelacele geçtiği yerlere inat, bir çağın zarafetini kendinde usulca saklayan şehrin fısıltılarını her taşta, ağaçta, dükkânda, evde duyarsın. Sadece geçmişin adımlarını, haykırışını, suskunluğunu değil; kendi iç sesini de duyarsın her adımda.

Bu muazzam şehrin kalbinde, zamanın en büyük sırlarını taşıyan büyüleyici mimarisinin ötesinde bir medeniyetin ruhunun adeta taşa işlenmiş hali olan El-Hamra Sarayı (Alhambra)  yükselir. El-Hamra nam-ı diğer “Kızıl Olan”, gün batımında kızıl taşları alev gibi parlar.  Granada’nın tepelerinde yükselen bu muazzam yapı, Endülüs İslam medeniyetinin zarafetini, bilgeliğini ve estetikle harmanlanmış derin içsel dünyasını yansıtır.  Bir saray değil, adeta zamanda donmuş bir dua gibidir. 13. yüzyılda Nasrî Sultanı I. Muhammed tarafından temelleri atılmıştır.  Ama bu saray sadece hükümdarların değil, bilgelik ve sanat medeniyetinin mimarları, matematikçileri, şairleri, hat ustaları ve bahçıvanlarının eseridir.

El Hamra Alhambra kayip bir zamana dokunmak2 1

Uzaktan sessizce bakar zamanın durduğu, ışığın, sessizliğin ve bilgeliğin mimari dili El Hamra sana; taşları dile gelip konuşamaz lakin, sana söylemek istediklerini hissettirir. Albaicin mahallesinden El Hamra’ya bakmak  ise saygı ve medeniyetin böyle de var olabilmesine  hayranlığı içinde barındırır.

ad826x90

O uzaktan bakıştığın El Hamra’ya adım atmak sadece bir sarayı görmek değil;  bilgelik çağının, estetiğin ve ruhun izini solumaktır.  Saraya adım attığında adeta zaman durur; sadece bir binaya değil,  kayıp bir bilgelik çağının kalbine de adım attığını fark edersin. El Hamra’ya adım attığınızda sadece bir binaya değil,  kayıp bir bilgelik çağının kalbine de adım attığınızı hissedersiniz. Burada hiçbir detay gelişigüzel tasarlanmamış,  suyun sesi, her avluda akan fıskiyeler;  hayatın geçiciliğini, ruhun arayışını fısıldar. Yıldız kubbeler, gökyüzüne açılan dualar gibidir.  “Allah’tan başka galip yoktur” yazısı,  her taşta tekrar eder kaderin ve tevazunun dili gibidir. Kubbe tavanlarında yankılanan sessizlik, sanki geçmişin söylenmemiş sözlerini  bugüne taşır.  Hangisine daha çok bakacağına hayranlıkla şaşırdığın; her oyma, her işleme; “Ben buradaydım” diye seslenir bize. Işığın ve gölgenin dans ettiği avlular,  insana kendi iç avlusuna bakmayı da  hatırlatır.

Sadece bir an kendine müsaade edip; işitilmeyenin ardındakini duymaya, dile gelmeyenin ardındakileri fark etmeye, anlatılmayanı anlamaya, geçmişin gölgelerini görmeye niyet edip, havayı öyle soluduğunda;  zamanın ötesinde bir yere dokunmuş gibi içinde bir iz kalır. Kayıp bir zamana dokunmuş olmanın hissi.

Ve kelimelerimi şimdilik nihayetlendirirken bilmenizi isterim ki; El-Hamra’ da tarih sadece anlatılmakla anlaşılmaz, hissedilir ve yaşanır. O, duyabilenin kendine çok şey kattığı düşmüş bir uygarlığın görkemli suskunluğudur. Taşa kazınmış lakin hala nefes alan bir medeniyetin hatırası gibi.

Ayrıca fotoğraflar için İlker Şeker’e teşekkür ediyorum.

ad826x90

Sevgilerimle…

GÖKBEN GÖNÜLTAŞ

0 0 0 0 0 0
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Sinema diyarından ebedi diyara göç etti: Engin Çağlar

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.