DOLAR

45,5727$% -0.01

EURO

52,9300% -0.38

STERLİN

61,0917£% -0.27

GRAM ALTIN

6.630,07%-0,91

ÇEYREK ALTIN

10.812,00%-0,76

TAM ALTIN

43.115,00%-0,76

ONS

4.490,38%-1,65

BİST100

14.029,54%-2,35

İkindi Vakti a 17:02
Ankara PARÇALI AZ BULUTLU 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Teknolojik ilerlemenin görünmez maliyeti: “Matbaadan algoritmaya: İradenin iflası”

ad826x90

Teknolojiye düşman olmak, matbaaya karşı çıkmak kadar absürttür; buna şüphe yok. Buradaki asıl mesele, insanlığın bin yıllık emeğiyle üretilen o devasa yapay zekalar, algoritmalar veya akıllı cihazlar değil; bizim onların karşısındaki iradesizliğimiz. Biz ekranlara hükmettiğimizi sanırken, ekranlar bizim hayatımızı, cebimizi ve zihnimizi yönetiyor. Eğer bu kontrolsüz teslimiyete bir “dur” demezsek, geleceğin dünyasında düşünen, üreten ve hisseden robotlar; onların karşısında ise sadece ekrana bakıp komut bekleyen, mental ve ekonomik olarak iflas etmiş insanlar göreceğiz.

ad826x90

İnsanlık tarihi boyunca “ilerleme” hep daha hızlı ulaşım, daha çabuk bilgi ve daha konforlu bir yaşamla ölçüldü. Akıllı telefonlar cebimize girdiğinden beri adeta birer süper kahramana dönüştüğümüzü sandık. Dünyanın bilgisi parmaklarımızın ucunda, bankamız cebimizde, dostlarımız bir ekran uzağımızda… Peki, gerçekten ilerliyor muyuz? Yoksa evrimsel bir illüzyonun içinde, büyük bir gürültüyle adım adım geriye mi gidiyoruz?

Gelin, modern dünyanın bize “ilerleme” diye sattığı, ama aslında bizi her gün biraz daha geriye çeken o üç büyük tuzağa yakından bakalım.

 ZİHİNSEL PRANGALAR: ODAKLANAMAYAN, SABIRSIZ BEYİNLER

İlk geri adım zihnimizde atıldı. Eskiden saatlerce kitap okuyabilen, derin derin düşünebilen insanoğlu, bugün 15 saniyelik dikey videoların esiri olmuş durumda. Mental olarak tam bir “tüketim obezitesi” yaşıyoruz.

Gerçek şu ki: Teknoloji bize bilgiyi sundu ama derinliği elimizden aldı.

ad826x90

Dikkat süremiz bir akvaryum balığından daha kısa artık. En ufak bir boşlukta telefona uzanan ellerimiz, aslında can sıkıntısıyla baş edemeyen, kendi düşüncelerinden kaçan ve sürekli yapay dopamin salgılamak isteyen bağımlı bir zihnin kanıtı. Hafıza kartlarımız büyürken kendi hafızamız zayıfladı; navigasyonlar geliştikçe yön duygumuz, emojiler çoğaldıkça gerçek empati yeteneğimiz köreldi. Mental olarak zenginleştiğimizi sanırken, aslında kendi ürettiğimiz cihazların kölesi haline geldik.

 AKADEMİK İLLÜZYON: KOPYALA-YAPIŞTIR NESLİ

Eğitimde devrim yarattığı söylenen teknoloji, ne yazık ki akademik dünyayı bir bilgi çöplüğüne ve tembellik yuvasına çevirdi. Bugün yapay zekaya tek bir cümle yazdırarak ödev hazırlayan, internetteki hazır özetlerle sınav geçen bir nesil yetişiyor.

Bilgiye ulaşmak o kadar kolaylaştı ki, bilginin kendisi değersizleşti. Eskiden kütüphane raflarında kaybolarak, araştırarak, yanılarak öğrenilen o “süreç”, yerini tek tıkla ulaşılan ve saniyeler içinde unutulan yüzeyel bir tüketime bıraktı. Analitik düşünme, eleştirel bakış açısı ve sentez yapma yeteneği can çekişiyor. Diploma sayılarımız artıyor olabilir; ancak derinlemesine öğrenen, üreten ve gerçekten “bilen” insan sayısı hızla azalıyor. Akademik olarak dev adımlarla geriliyoruz.

 EKONOMİK PARADOKS: KOLAY HARCA, ZOR KAZAN

Ekonomik boyuta geldiğimizde ise trajedi daha da büyüyor. Teknoloji güya bizi zamandan ve mekandan tasarruf ettirecekti. Oysa bugün neye dönüşüyoruz?

ad826x90

  • Algoritmaların Esiri Tüketiciler: Sosyal medya algoritmaları ne giyeceğimizi, ne yiyeceğimizi, nereye gideceğimizi bizden iyi biliyor. “Bunu alanlar bunu da aldı” butonları, tek tıkla ödeme kolaylıkları derken, paramız daha cebimize girmeden dijital dünyaya akıyor.
  • Görünmez Harcamalar: Eskiden bir mala bir kez para verirdiniz. Şimdi her şey “abonelik sistemi” (subscription) oldu. Dinlediğimiz müzik, izlediğimiz film, kullandığımız yazılım için her ay düzenli olarak haraca bağlanmış gibiyiz.
  • Vakit Nakittir Ama Vakit Yok: Teknoloji bizi 7/24 ulaşılabilir kılarak mesai kavramını yok etti. Ekonomik olarak daha çok çalışıyor, dijital illüzyonlar için daha çok harcıyor ama günün sonunda elimizde kocaman bir “hiçlik” ve kredi kartı ekstreleri tutuyoruz.

Sözün kısası iradeyi kazanmak hala mümkün…

İşte bu yüzden, sorun teknolojide değil, bizim o parlak camların karşısında iradesizce eriyip gidişimizde. Çözüm teknolojik bir gericilikte değil, dijital bir silkinişte saklı.

Belki de gerçekten ilerlemek için, önce durup o ekranların karşısında kaybettiğimiz irademizi hatırlamalı; bizi yöneten cihazların fişini gerektiğinde çekebilmeli ve insan olmanın o eski, yavaş ama derin ritmine doğru gururla bir adım geri atmalıyız.

AKADEMİSYEN – YAZAR DR. ZUHAL SÖNMEZER

 

 

0 0 0 0 0 0
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Enerji ve yapay zekâ: Tüketen zekâ

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

casino siteleri