DOLAR

47,9143$%0,00

EURO

55,4857%-0,07

STERLİN

64,8673£%-0,12

GRAM ALTIN

6.765,88%-0,57

ÇEYREK ALTIN

11.027,00%-0,35

TAM ALTIN

43.931,00%-0,35

ONS

4.388,36%-0,64

BİST100

%

Sabah Vakti a 02:00
Ankara AÇIK 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Adalet, “sırada bekleyin” der mi? yeni düzenleme binlerce vatandaşı mahkeme kapısında bırakıyor

ad826x90

Bir mahkeme sizi haklı bulsa, “bu işlem hukuka aykırı, göreve dönmelisin” dese… normalde hikaye burada biter, hak yerini bulur. Ama 7588 sayılı Kanun’la sessizce hayatımıza giren bir madde, bu hikayeyi yıllarca uzatabilecek bir “bekleme odasına” çeviriyor. Ve bu bekleme odasında binlerce asker, polis, jandarma, sahil güvenlik ve istihbarat personeli var.

ad826x90

KANUN NE DİYOR?

Önce meselenin kaynağına bakalım. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrasına, 7588 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle şu cümle eklendi:

“Millî Savunma Bakanlığı merkez, taşra, yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve bunların adayları ile Milli Savunma Üniversitesinde eğitim gören askeri öğrenci ve bunların adayları hakkında; Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları hakkında; Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli hakkında; terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak, bu örgütlerle iltisaklı olmak gerekçeleriyle kamu görevine alınmayan veya kamu görevinden veya meslekten ayrılan/çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerle ilgili idari davalar ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca tesis edilen idari işlemlere yönelik açılan idari davalar ile ilgili mevzuat uyarınca gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu söz konusu idari işleme yönelik açılan davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir.”

Sadeleştirelim: Bu kurumlardaki bir personel, “terörle iltisak” gerekçesiyle görevden çıkarılır ya da göreve alınmazsa ve dava açıp mahkemeden “haklısın, göreve iade edilmelisin” kararı alırsa — bu karar hemen uygulanmayacak. İdare, istinaf ve Danıştay dahil tüm yargı yolları tükenip karar kesinleşene kadar bekleyecek.

Kağıt üzerinde teknik bir usul detayı gibi duran bu cümle, aslında hukuk devletinin temel taşlarından birine dokunuyor: Mahkeme kararının, verildiği anda değil, yıllar sonra bir anlam ifade etmesi.

ad826x90

“GECİKTİRİLEMEZ” DİYEN ANAYASA’YA RAĞMEN

Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrası, hiçbir istisnaya yer bırakmayan şu emri verir: Yasama, yürütme ve idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu kararları hiçbir suretle değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez.

Yeni düzenleme ise tam olarak bunu yapıyor: Göreve iade kararının uygulanmasını, ülkemizde ortalama üç ila beş yıl sürebilen bir kesinleşme sürecine erteliyor. Bu süre boyunca kişi işsiz, maaşsız ve mesleki itibarsız kalmaya devam ediyor. Anayasa’nın “geciktirilemez” dediği yerde kanun koyucunun “kesinleşsin de öyle uygulansın” demesi, metnin açık lafzıyla doğrudan çelişiyor.

KAĞIT ÜZERİNDE KALAN HAK

Hukuk devleti, yalnızca dava açma hakkını değil, o davanın sonucunun hayata geçmesini de güvence altına alır. Anayasa’nın 36. maddesindeki hak arama hürriyeti, kişinin mahkeme kapısından girebilmesiyle değil, çıkan kararın bir karşılığı olmasıyla anlam kazanır.

Düşünün: Yıllarca süren bir yargılamanın ardından mahkeme sizi haklı buluyor, “göreve iade edilmelisiniz” diyor. Ama idare “ben Danıştay’ı bekleyeceğim” diyerek kapıyı kapatıyor. Elinizdeki karar, uygulamada bir kağıt parçasından ibaret kalıyor. Anayasa’nın 125. maddesinin güvence altına aldığı “idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı açık yargı yolu” ilkesi de aynı akıbete uğruyor; çünkü yargı yolunun açık olması yalnızca dava açabilmek değil, kararın icra edilebilmesi demektir. Kesinleşme şartı, idareyi bu ara dönemde fiilen denetim dışına çıkarıyor.

ad826x90

NEDEN BU KİŞİLER, NEDEN BU AYRIM?

Düzenlemenin belki de en rahatsız edici yönü, seçici oluşu. Aynı idari yargı sistemine tabi bir öğretmen ya da belediye çalışanı, göreve iade kararı aldığında otuz gün içinde işine dönebiliyor. Ama bir uzman erbaş, bir polis memuru ya da bir MİT personeli için aynı karar, yıllarca beklemek anlamına geliyor.

Anayasa’nın 10. maddesi, kanun önünde eşitliği nesnel ve makul bir temele dayanmayan ayrımlara kapalı tutar. Sadece belirli kurumlarda çalışıyor olmak ya da belirli bir suçlamayla karşı karşıya kalmış olmak, bir kişinin mahkeme kararından yararlanma hızını böylesine keskin biçimde değiştirmeyi haklı kılacak bir gerekçe değildir. Bu, meslek grubuna göre iki farklı hukuk düzeni yaratan bir kategorik ayrımcılıktır.

MAHKEME KARARINA RAĞMEN “ŞÜPHELİ” MUAMELESİ

Bir kişi hakkında mahkeme “bu işlem hukuka aykırı” dediğinde, hukuken o kişinin durumu artık netleşmiştir. Ama düzenleme, idareye kesinleşmeyi bekleme hakkı tanıyarak, mahkeme kararına rağmen o kişiyi fiilen “iltisaklı” muamelesiyle görevden uzak tutmaya devam ediyor. Anayasa’nın 38. maddesindeki masumiyet karinesinin idari alandaki yansıması, bu noktada zedeleniyor.

BU SESİ DAHA ÖNCE DUYMUŞTUK

Bu, hukukumuzda ilk kez karşılaşılan bir mesele değil. Anayasa Mahkemesi, 2014 yılında (E.2014/149, K.2014/151) benzer nitelikte, üst düzey kamu görevlilerinin göreve iade kararlarının uygulanmasını geciktiren bir düzenlemeyi iptal etmişti. Mahkemenin o kararındaki gerekçe bugün de geçerliliğini koruyor: Yargı kararlarının uygulanması hukuk devletinin en temel gereğidir; kararın geciktirilmesi yargısal denetimi etkisiz kılar.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Hornsby v. Greece kararı da aynı ilkeyi başka bir açıdan doğruluyor: Bir kararın icra edilmesi, yargılama sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır ve bu icranın geciktirilmesi ya da engellenmesi, Sözleşme’nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkının, özellikle de mahkemeye erişim hakkının ihlalidir.

SONUÇ: VATANDAŞIN HAKKI “SIRA BEKLEYEMEZ”

Bu düzenleme, idari yargının en temel ilkelerinden biri olan “iptal kararlarının derhal ve tam olarak uygulanması” kuralını, belirli bir kamu görevlisi grubu için fiilen askıya almaktadır. Anayasa’nın 2., 10., 36., 125. ve özellikle 138. maddelerindeki açık hükümler karşısında, bu düzenlemenin hukuki geleceği son derece tartışmaya açıktır.

Unutulmamalıdır ki bir mahkeme kararı, sadece davanın taraflarını değil, o kararın arkasındaki hukuk devleti fikrini de temsil eder. Bir devlet, kendi mahkemesinin “bu kişi haksız yere mağdur edildi” dediği bir insanı, salt idari bir prosedür gerekçesiyle yıllarca bu mağduriyetin içinde bırakamaz. Aksi halde elimizde kalan şey, adalete erişim değil, adaletin kağıt üzerinde askıya alınmasıdır. Ve bu, hiçbir vatandaşın kabul etmek zorunda olmadığı bir sonuçtur.

CİHAN CEBECİ

0 0 0 0 0 0
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yapay zekâ çağında bilişsel yakınsama, yetenek koreografisi ve düşünme ekosistemleri

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

casino siteleri