45,9098$% 0.46
53,4053€% -0.1
61,9071£% -0.13
6.703,98%-0,20
11.063,00%-0,20
44.100,00%-0,21
4.534,20%-0,83
13.890,91%0,60
02:00
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Dolandırıcılık suçu ve IBAN dolandırıcılığı üzerine hukuki inceleme
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Atıksız yaşam neden sadece mutfakta başlamıyor?
Modern insan neden sürekli aç?
Türk olmak…
Etkileyici bir şehir’ LİZBON’
Modern iş dünyasında rekabet, performans baskısı ve yoğun çalışma temposu artık sıradan hale geldi. Ancak tüm bu zorlukların ötesinde, çalışanların psikolojik dayanıklılığını ciddi şekilde sarsan bir tehdit var: mobbing. Türkçeye “psikolojik taciz” veya “yıldırma” olarak çevrilen mobbing, bir çalışanın sistematik ve kasıtlı biçimde dışlanması, küçük düşürülmesi, değersiz hissettirilmesi ya da iş hayatından uzaklaştırılmaya zorlanması olarak tanımlanabilir. Ne yazık ki bu durum pek çok çalışan tarafından yaşanıyor; fakat çoğu kişi bunun bir “iş gerçeği” olmadığını, hukuken de korunabilecek bir alan olduğunu bilmiyor.
Mobbing genellikle küçük görünen davranışlarla başlar. Çalışanın toplantılardan dışlanması, fikrinin sürekli küçümsenmesi, performansının gereksiz şekilde eleştirilmesi veya yok sayılması, işiyle ilgili bilgi akışından uzak tutulması gibi durumlar ilk sinyallerdir. Zamanla bu davranışlar sistematik hale gelir.
Başlıca belirtiler şunlardır:
Bu davranışların uzun süreli ve kasıtlı olması mobbingin en ayırt edici kriteridir. Bir defaya mahsus bir tartışma ya da yöneticinin yapıcı eleştirisi mobbing sayılmaz; mobbing sürekli bir psikolojik baskı sürecidir.
Mobbingin farklı türleri vardır:
Aynı zamanda mobbing bazen pasif (görmezden gelme) bazen de aktif (açık aşağılamalar) şekilde gerçekleşebilir.
Mobbing, yalnızca iş hayatını değil, kişinin tüm yaşamını etkiler. Sürekli stres altında kalan çalışan, uyku bozuklukları, kaygı, odaklanma sorunları hatta depresyon gibi ciddi psikolojik sorunlar yaşayabilir. İş performansı düşer, özgüveni zedelenir ve çoğu zaman çalışma ortamı çalışan için bir tehdit haline gelir.
Bu nedenle mobbing sadece kişisel bir sorun değildir; işyerinin verimliliğini, ekip uyumunu ve kurumsal itibarı da olumsuz etkileyen toplumsal bir meseledir.
Türk hukuku mobbingi açıkça tanımlayan tek bir “mobbing yasası” barındırmasa da, çalışanları koruyan geniş bir yasal çerçeve vardır.
Yargıtay, mobbingin varlığını şu kriterlere göre inceler:
Bu unsurlardan biri eksikse mobbing kararı çıkmayabilir. Bu nedenle delil toplamak çok önemlidir.
Mobbing yaşayan bir çalışanın en büyük hatası sessiz kalmaktır. Bu süreçte yapılması gerekenler:
Mobbing, çalışma hayatının en görünmez ama en tehlikeli sorunlarından biridir. Hem bireyin ruh sağlığını hem de işyerinin verimliliğini derinden etkiler. Ancak farkındalık arttıkça, yasal haklar daha çok bilindikçe ve çalışanlar sesini yükselttikçe mobbingle mücadele daha güçlü hâle gelir. Hiç kimse iş yerinde aşağılanmayı, dışlanmayı veya yıldırılmayı hak etmez. Mobbing bir kader değildir; bilinç, cesaret ve hukuki destekle üstesinden gelinebilecek bir sorun ve toplumun her kesiminin mücadele etmesi gereken ciddi bir çalışma hayatı problemidir.
Herkesin güvenli ve huzurlu bir ortamda çalışma hakkı vardır. Mobbing, kimsenin “kaderi” değildir ve Türk hukuku bu konuda çalışanı yalnız bırakmaz. Önemli olan, belirtileri doğru okumak, hakları bilmek ve İş hayatı, insanların en çok zaman geçirdiği alanlardan biridir; bu nedenle çalışanların sağlıklı, sessiz kalmamaktır.
Saygılı ve adil bir çalışma kültürü hem çalışanları hem kurumları güçlendirir. Mobbingle mücadele ise bu kültürün ilk şartıdır.
AV. CEREN AVŞAR