47,8422$%0,10
55,3796€%0,31
64,8117£%0,26
6.737,19%0,68
10.992,00%0,34
43.792,00%0,33
4.376,50%0,59
%
17:03
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Hakaret suçu nedir? Hakaret suçuna ilişkin bilinmesi gerekenler
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Sevr’in gölgesinde bir “Toplumsal Mutabakat” denemesi: 10 Ağustos Yasası ve millet iradesinin zorunluluğu
Bir şişenin ederi 1 TL değil, alışkanlığımızın dönüşümü
Modern insan neden sürekli aç?
Kırık bir bacak, trilyonluk bütçeler ve şifasını arayan sistem
Kendine kör olma; insanın kendi düşünce, duygu ve davranışlarının farkında olmaması belki de fark etmek istememesidir. Kişinin zihni, kamuflaj ustasıdır ve en çok kendi ile yüzleşmekten korkar. Bununla birlikte; ne zaman canı yansa, bir hikaye yazar, ne zaman aynaya baksa, dikkatini başka yöne çevirmek ister. Cesaret ister kendini bilmek, görmek, olduğun hal ile kendini kabul etmek. Kendine körlük, kişilerde kendi sınırlarını görememe, hatalı yargılar ve önyargılar geliştirme gibi sonuçlarda doğurabilir kimi zaman. İşin kötüsü kendimizi tanıdığımızı sanırız, lakin en derin yaralarımızı da en çok kendimizden saklarız. Fark etmek, bilmek, görmek acıtır ve değişim, dönüşüm gerektirir.
Kişi, yaşamı boyunca karşılaştığı olaylar ve bu olaylara verdiği tepkiler sonucunda kendilik algısını şekillendirir. Bu süreçte yaşanan olumsuz durum, deneyim ya da travmalar, kişinin kendine dair farkındalığına engel olacak şekilde gelişebilir. Özellikle 0-7 yaş aralığında edinilen olumsuz inanç ve tutumlar, bireyin kendisini tanıma konusunda bir engel oluşturabilir. Kimi zamanda yaşadığı toplum, kültürel çevre, beklenti ve gelenekler, kişinin farkındalık seviyesini düşük bırakabilir. Toplumun değer yargıları ve başarı ölçütleri de bireyin kendi gerçekliğiyle yüzleşmesini engelleyerek, kendine ait konularda farkındalığını azaltabilir. Bunların devamı olarak bireyde kendisine karşı oluşan güvensizlik ve düşük özgüven de onun kendi duygu, düşünce ve davranışlarını objektif biçimde değerlendirmesini güçleştirebilir.
Birey için; gizli öfkesini, bastırdığı korkularını, yıllardır yüzleşmediği yaralarını görmek henüz kolay değildir. O nedenle yönünü dışarıya çevirmeyi tercih eder, dışarıyı eleştirme yolunu seçerken içimizdeki yankıya kulaklarımızı tıkarız. İlişkilerde suçlu arar iş yerimiz ile ilgili şikayet eder, elimizdekilerin azlığına söylenir, ailemize kızarız. En derin çözümse aslında hep kendimizdedir görmeye başladığımızda. Realitede; başkalarının davranışlarında rahatsız olduğumuz noktalar, çoğu zaman bastırdığımız yönlerimizdir. Körlük bazen savunma, bazen korku, bazen alışkanlıktır aslında. Körlük nasıl mı başlar? Önce inkarla başlar; “Ben öyle biri şey yapmam”, ardından savunma gelir; “Ama çok ihtiyacım vardı” denir, savunmayı bahane takip eder; “Doğru zaman değil” ve gelsin suçlama “Bana sahip çıkan ardımda duran biri olsaydı, ben de tüm bunları yapmazdım”. Oysa ruhumuz görülemeyen yerden incinmiştir incinmesine de kendi dahil kimse fark etmemiştir bu durumu. Sonra bedenin bilgeliği girer devreye ve konuşur kendi diliyle; gerginlik, yorgunluk, sıkışma olarak dile gelir… Gör artık, fark et, hisset, değiş, iyileş diye çığlık atmaya başlar.
Yaşamın temel dinamiklerine ve varoluşuna dair farkındalık başladığı anda, dönüşüm de yolda demektir. Kendine bak. Sen kimsin? Nereden gelip, nereye gidiyorsun? SOR…Yargılamak için değil, anlamak ve sıfatlandırmak için sor. Belki de en karanlıkta kalan yanını gördüğünde, en çok ışık oradan yayılacaktır sana doğru. Ya sen, kendine ne kadar körsün hiç düşündün mü? Dürüst ol ve sor kendine “Yaşamıma ve kendime dair neyi görmezden geliyorum? Bununla ilgili ne hissediyorum? Bu durum bana neyi göstermeye çalışıyor, öğretiyor?”. İkinci aşamada gözleyen ol ve yargısızca kendini gözlemle, zihnine ve kendine tanık ol, sonra duygularına müsaade et bastırma, bırak ortaya çıksınlar, tanı duygularını ve dönüştür. Ve içsel sesini dinle bağ kur kendinle belki ilk aşamada zorlanacaksın. Sabret ve yeniden dene gerektiğinde meditasyon yap. Kendinle tanışmaya müsaade et denemekten kaçınma. Yaşamda pes etmeyen insanlar kazanır. Ve hatırla kendine kör kaldığın her anda, yaşam sana tekamülün çerçevesinde aynı dersi defalarca sunar. Aynı döngüler içinde sıkışıp kalır şikayet etmeye devam edersin. Lakin gerçeği görmeye bir kere başladığında; körlük cesarete, cesaret farkındalığa, farkındalık özgürlüğe dönüşür ve hoş geldin SEN. Yeni SEN’ E, yeni hayatına hoş geldin. Yüzünüzde gülümseme kalbinizde sevgi daim olsun.
GÖKBEN GÖNÜLTAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.