45,9092$% 0.46
53,4484€% -0.02
61,9845£% 0
6.754,45%0,55
11.145,00%0,54
44.430,00%0,54
4.573,19%0,02
13.890,91%0,60
03:38
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Dolandırıcılık suçu ve IBAN dolandırıcılığı üzerine hukuki inceleme
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Atıksız yaşam neden sadece mutfakta başlamıyor?
Modern insan neden sürekli aç?
Türk olmak…
Etkileyici bir şehir’ LİZBON’
Her yıl mayıs ayında kutlanan Vakıf Haftası, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanındaki tarihi eserlerin ihyası, anlamlı ödül törenleri ve sembolik hediyelerle zenginleştirildi. Hafta boyunca vakıf kültürünün toplum içindeki yeri ve tarihî derinliği vurgulandı. Bu yılki etkinliklerin odak noktası, vakıf eserlerinin restorasyonu ve korunması oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törende, restorasyonu tamamlanan toplam 101 vakıf eseri eş zamanlı olarak halkın hizmetine yeniden sunuldu. Bu eserler arasında camiler, türbeler, hanlar, çeşmeler ve medreseler gibi Osmanlı mimarisinin göz kamaştırıcı örnekleri yer aldı.
Etkinliğin en dikkat çekici detaylarından biri, Üsküdar’daki Valide-i Cedid Camii’nde yer alan kuş evinin birebir örneği esas alınarak hazırlanan anlamlı hediyeydi. Kuş evleri, Osmanlı döneminde hayvanlara duyulan şefkatin bir ifadesi olarak cami, medrese ve konak duvarlarına inşa edilmiş minyatür yapılardı. Hem estetik hem işlevsel olan bu yapılar, sokak hayvanlarının kışın barınabileceği korunaklı alanlar sunardı.
Bu özel hediyenin Cumhurbaşkanına takdimi, sadece bir mimari detay değil, Osmanlı vakıf anlayışının canlılara duyduğu merhametin ve doğayla uyumun günümüzde de yaşatıldığının güçlü bir simgesi oldu.

Toplumsal dayanışma açısından önemli bir misyona sahip olan Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı, bu yıl “Yılın Vakfı” ödülüne layık görüldü. Cumhurbaşkanı tarafından verilen ödülü, vakfın Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Özdemir aldı.
Bu vakıf, gençlerin evlilik sürecinde karşılaştıkları ekonomik zorlukları hafifletmek amacıyla kuruldu. Mehir, İslam kültüründe evlilikte erkeğin kadına verdiği güvence olarak bilinir ve vakıf bu geleneği çağdaş bir perspektifle yeniden yorumlayarak destek sunuyor. Böylece hem gelenek korunuyor hem de toplumsal yapıya katkı sağlanıyor.
Törene damgasını vuran bir diğer bölüm ise Arnavutluk, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Tokat ve Gaziantep’ten yapılan canlı bağlantılarla gerçekleşti. Restorasyonu tamamlanan dört farklı vakıf eseri, Cumhurbaşkanı Erdağ’ın katılımıyla eş zamanlı olarak açıldı. Bu uluslararası ve yerel ölçekli açılışlar, vakıf kültürünün sınırları aşan evrensel değerlerine işaret etti.
Etkinlik, Kültür ve Turizm Bakanı ile Vakıflar Genel Müdürü’nün katılımıyla düzenlenen kurdele kesimiyle son buldu. 101 eserin halkın ibadetine ve ziyaretine yeniden açılması, kültürel hafızanın korunmasında atılmış büyük bir adım olarak değerlendirildi.
Bu eserler sadece mimari yapılar değil, aynı zamanda bir toplumun hafızası, inancı ve estetik anlayışının yansıması olarak önem taşıyor. Böylece vakıf anlayışıyla inşa edilen geçmiş miras, bugüne taşınarak gelecek kuşaklara aktarılıyor.
Vakıf Haftası, bir kutlamanın ötesinde; iyiliği, yardımlaşmayı ve sürdürülebilir toplumsal yapıyı temsil eden kadim bir anlayışın günümüzdeki izdüşümüdür. Her bir eser, her bir bağış, her bir destek; kökleri derinlere inen bir medeniyet ağacının dallarıdır.
Bu yıl da düzenlenen etkinliklerle, vakıf medeniyetinin sadece geçmişe ait olmadığını; bugün de yaşamaya, yaşatılmaya ve geliştirilerek geleceğe taşınmaya devam ettiğini gördük.