47,9621$%0,24
56,0614€%-0,13
65,5511£%-0,03
7.107,39%2,12
11.586,00%1,78
46.160,00%1,78
4.603,39%1,87
%
13:12
26 Temmuz 2025 Cumartesi
Hakaret suçu nedir? Hakaret suçuna ilişkin bilinmesi gerekenler
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Kademeli emeklilik bekletilemez!
Bir şişenin ederi 1 TL değil, alışkanlığımızın dönüşümü
Modern insan neden sürekli aç?
Kırık bir bacak, trilyonluk bütçeler ve şifasını arayan sistem
Konuşacak çok şey var ama ne söylesem yarım kalacak; tıpkı yarım kalan hayatlar gibi…
Temmuz ayı, bu yıl ne yazık ki ülkemize iyi gelmedi.
Türkiye’de ve dünyada, göz göre göre hayatlar sona eriyor.
Gündem, havanın sıcağından bile daha sıcak.
Tam “Yaz geldi, güzel günler göreceğiz” derken, neredeyse başımıza gelmeyen kalmadı.
Ayın başından bu yana çok zor günler geçiriyoruz.
Pençe-Kilit Operasyonu kapsamında bir mağarada 12 askerimizi şehit verdik.
Hemen ardından başlayan orman yangınları, biri sönmeden diğeriyle devam etti.
Bu kez Sakarya’da çıkan yangına müdahale eden orman görevlilerimizi kaybettik.
Toplamda 10 şehidimiz daha oldu.
Artık hangi acıya üzüleceğimizi şaşırdık.
Her gün üçüncü sayfa haberleriyle içimiz kararıyor.
Hem usandık, hem de ne yazık ki bu tür felaketlere alışır hâle geldik.
Belki de en korkuncu bu: alışmak.
Düşünmeden edemiyorum…
Filistin hâlâ işgal altında.
Gazze, neredeyse iki yıldır acımasızca bombalanıyor.
İnsanlar katlediliyor, açlıktan ölüyor.
Öte yandan Yemen’de, Arakan’da, birçok coğrafyada zulüm sürüyor; mazlumlar ölümle, açlıkla baş başa.
Dünyanın bir köşesinde insanlar yaşam mücadelesi verirken, diğer köşesinde zenginliğin şımarıklığı, israf, sahte gündemlerle var olma çabası sürüyor.
Kadınlar, kapitalist sistemin yarattığı güzellik algısıyla birbirleriyle yıkıcı bir yarışın içine çekiliyor.
Sosyal medya gösterileri, magazin saçmalıkları, gündemsizliğin gündeminde gözümüze sokulanlar, her gün kaza ve şiddet haberleri… Saymakla bitmez.
İyilikle kötülüğün savaşında, ne yazık ki birçok ülke ve milyonlarca insan kör, sağır ve dilsiz.
Hz. Muhammed (S.A.V)’in şu hadisini hatırlamak gerek:
“Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir.”
İnsanlık olarak büyük bir gaflet uykusundayız.
Bu uykudan uyanır, kötülüğe karşı durabilirsek, dünya çok daha yaşanılır bir yer olabilir.
Ama şu anki hâlimize bakınca…
Dünyayı bundan daha kötü bir yere getiremezdik herhalde.
Özetle:
Çuvaldızı önce kendimize, iğneyi başkasına batırmalı insan.
“Biz nerede hata yaptık?” sorusunu sormalı, içtenlikle cevap aramalı.
Yazının başında söylediğim cümleyi tekrarlayarak bitirmek istiyorum:
Konuşacak çok şey var ama konuşacak muhatap bulmakta zorlanıyoruz.
Ve son sözüm:
TÜRKİYEMİN BAŞI SAĞ OLSUN.
Ülkemin, vatanımın, devletimin ve milletimin başı hep sağ olsun.
Sonnur Sever
Yazılarıyla geniş bir okuyucu kitlesine dokunan Sonnur Sever, “Kalemini Konuşturan Kadın” başlığıyla haberdili.com’da yerini aldı. Duyguyu söze, sözü hayata dönüştüren Sever’in kaleminden çıkan satırlar, edebiyat ve düşün dünyasına yeni bir soluk getiriyor. Gelin, kendi kalemiyle ilk yazısıyla yazarımızı tanıyalım.
Tüm okuyucularıma merhaba…
Öncelikle, Haberdili.com sitesinde yazmaya yeniden başlamak mutluluk verici; bunu belirtmeliyim.
Uzun zamandır yazıp bir köşeye koyduğum yazılarımı, zamana yayarak sizlerle paylaşacağım. Fakat onun öncesinde, ilk köşe yazımın bir tanışma yazısı olması sebebiyle, kısaca kendimi tanıtmak istiyorum.
Ben Sonnur Sever.
5 Nisan 1976, Rize doğumluyum. Küçük yaşta geldiğim İstanbul’da ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimimi tamamladım; eğitimime Erzurum Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Halkla İlişkiler Lisans Programı’nda devam ediyorum. Evli ve üç çocuk annesiyim.
Haber spikerliği, muhabirlik, hikâye anlatıcılığı, seslendirme ve dublaj, yaratıcı yazarlık, sinema yazarlığı ve kısa film yönetmenliği gibi alanlarda kişisel gelişim eğitimleri aldım ve amatör çalışmalarda bulundum.
2020 yılından bu yana dijital dergi ve gazetelerde köşe yazarlığı yapıyor, sosyal medya için özgün, samimi ve yapmacıklıktan uzak içerikler üretiyor; izleyicilere gündeme düşen haberleri harmanlıyor, eleştirel ve farkındalık yaratmak adına hikâyeler anlatıyorum — bize ait, bizden olan hikâyeler.
Aynı zamanda şiir ve deneme yazarıyım.
Gazeteci-yazarlığımın dışında, kalemimle yazdıklarımı sesimle harmanlayarak anlatı dünyasına çok yönlü katkı sunma gayretindeyim. Sesimle hayat verdiğim hikâyelerle, kendi sesimle çıkardığım karakterlerle eğlenceli bir uğraş içindeyim.
Son olarak; sosyal medya, Antoloji.com ve 1K (1000Kitap) uygulamalarında, susturulan ve konuşturulmayan kadınlara atfen “Kalemini Konuşturan Kadın” mahlasını kullanıyor; birçok farkındalık yazısı kaleme alıyor ve şiir yazmaya devam ediyorum.
Tüm yazmayı ve okumayı sevenlere selam ve sevgiyle…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.