44,7575$% 0.06
52,8311€% 0.05
60,7798£% 0.08
6.903,10%-0,83
11.211,00%-0,90
44.742,00%-0,90
4.794,71%-0,95
14.252,38%0,35
02:00
Yönetmen Vittoria De Sica hem İtalyan Yeni Gerçekçiliği ile bütünleşen bir yönetmen, hem de başarılı bir aktördür. 1931 yılından 1940 yılına kadar 23 filmde oynamış, hafif komedi ve müzikaller ile adını duyurmuş bir isimdir .Tıpkı Chaplin gibi oyunculuktan yönetmenliğe geçiş yapmış biri ve aynı zamanda başarısını arttıran da bir isim.

Visconti gibi büyük isimlerle de çalışan Vittorio De Sica, İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin başyapıtlarından sayılan Bisiklet Hırsızları’na imza atmıştır .Bu akım dönemin İtalya’sında orta sınıfın yaşamına gerçek bir pencereden, vizöre yansıtmıştır. Savaş sonrası İtalya işsizlik, yoksulluk ve ekonomik kargaşa ile baş başa kalır .Bisiklet Hırsızları filminde evini geçindirmekte olan bir babanın ve ailesinin çektiği sıkıntılar ve dönemin İtalyası’nda ki orta sınıf halkın yaşadıklarını anlatır.
Filmde profesyonel oyuncu oynamaz. Filmde baba karakterini canlandıran Lamberto Maaggiorani gerçek hayatta bir fabrika işçisidir. Filmde çalışabilmek için iş yerinden iki ay izin almıştır. Filmdeki çocuk ise yoksul bir ailenin çocuğudur. Oyuncuların işçi sınıfından seçilmesi İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının izleyicilere doğrudan aktarılmasının güzel bir örneğidir .Filmde mekan olarak stüdyo değil, sokaklar kullanılır. Çünkü sokaklar gerçek hayatın başyapıtıdır. Film de Roma duyduğumuz ve alışılageldik Roma’nın tam aksi şekilde, işsizliğin umutsuzluğun ve yoksulluğun kentidir. Tekinsizdir, insanlar kötü yaşam koşullarına alışmak zorunda bırakılmıştır.
Filme ismini veren de bisiklettir. Ana kahraman Antonio Ricci, iş bulma kurumundan bir iş bulur. Fakat işe girmesinin tek yolu çalışacak kişinin bisikleti olmasıdır .Ancak bisikletim yok diyemez çünkü işi kaybetmek istemez . Eşi Maria son çare olarak kullandıkları çarşaflarını rehinciye vererek ikinci el bisiklet alırlar. Antonio rahatlar çünkü işini kaybetmemiştir. Sevinçle işe başlar .Afişleri aşmaya başladığı esnada bir hırsız bu durumdan faydalanır ve Antonio!nun geçim kaynağı bisikletini çalar . Antonio ile birlikte bisikleti aramaya koyuluruz.
Roma öylesine kalabalıktır ki bildiğimiz Roma’nın dışında sıkışmışlık hissini bizlere verir . Ardından Antonio karakola gider ve bir darbede orada yer .Polis memuru alt tarafı bisiklet diyerek Antonio’ya yardımcı olmaz. Umudunu daha da kaybeden Antonio, sinirini oğlu Bruno’dan çıkarır ve Bruno‘ya bir tokat atar. Sonrasında onu yemeğe götürür ve şu cümleleri söyler oğluna: ” Ölüm harici her şeyin çaresi vardır, içelim ve her şeyi unutalım.
Filmin başından bu yana ahlaklı bir çizgide devam eden Antonio fikir değiştirerek bisiklet çalmaya çalışır. Başarısız olur ve halk tarafından linç edilir .. Oğlu Bruno ise babasının hırsız damgası yemesini istemez. Çevredekilere yalvarır” babam hırsız değil” bisikletin sahibi Bruno’nun‘nun bu sözlerine üzülerek Antonio’yu affeder. Antonio, kalabalık Roma sokaklarında oğluyla el ele tutuşup uzaklaşır . Dünya sinema tarihinin en hüzünlü sahnelerinden biri olan Bisiklet Hırsızları’nın finali Vittoria De Sica’nın farkıyla biter.
Yönetmen geniş açı çekimler ile zaman zaman seyirciyi karmaşanın içine çeker. Aslında Antonio’nun arayışı samanlıkta iğne aramaktır. Ama umut hep vardır. Filmin senaristi Cesare Zavattini, İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin en dikkat çeken isimlerinden biridir. Bu akımı başlatan film Roberto Rosseli’nin Roma, Açık Şehir filmi olsa da , basit ve çarpıcı hikayesi ile çekildiği zamandan bugüne hala çok izlenen Bisiklet Hırsızları filmidir.
MELTEM DEMİRKIRAN – İSTANBUL
Tiyatronun iki yüzü: Geleneksel seyirliklerden modern sahnelerimize