44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
60,8054£% 0.01
6.965,35%1,07
11.308,00%0,75
45.130,00%0,75
4.829,68%0,85
14.587,93%2,72
02:00
Sabah uyandığımızda haberleri telefondan okumak, gün içinde yemeğimizi tek tıkla sipariş etmek ya da akşam bir dijital platformda dizi açmak artık hayatımızın olağan parçaları. Ancak farkında olmadan bıraktığımız her iz, attığımız her tık aslında dev bir ekonomik düzenin çarklarını döndürüyor. Dijital çağ bize yalnızca yeni iletişim araçları sunmakla kalmadı; aynı zamanda yepyeni bir ekonomik düzeni de beraberinde getirdi. İşte bu düzeni anlamak için en çok başvurulan iki kavram var: platform kapitalizmi ve bilgi kapitalizmi.
Siyasal iktisatçı Nick Srnicek, “platform kapitalizmi” kavramıyla bugünün dijital ekonomisinin temel karakterini tarif ediyor. Facebook, Google, Amazon, Uber ya da Yemeksepeti gibi platformlar, yalnızca hizmet sağlayıcı değil; aynı zamanda kullanıcı verisini toplayan, işleyen ve aracılığı kendi çıkarına dönüştüren dev yapılara dönüşmüş durumda. Kullanıcılar ve üreticiler arasındaki etkileşim platform aracılığıyla gerçekleşiyor. Veri, içerik, hatta emek platformda toplanıyor ve platform kurallarıyla dağıtılıyor. Rekabetin yerini, ağ etkilerinin yarattığı tekelci eğilimler alıyor. Srnicek’e göre platform kapitalizmi, “aracılığı” kârlı bir iş modeline dönüştürerek çağımızın yeni tekelci düzenini inşa ediyor.
Öte yandan, sosyolog Manuel Castells, “bilgi kapitalizmi” kavramıyla 21. yüzyıl üretim ilişkilerini açıklıyor. Castells’e göre bilginin kendisi hem üretimin girdisi hem de çıktısı haline gelmiş durumda. Üniversitelerden yazılım şirketlerine, içerik üreticilerden yapay zekâ laboratuvarlarına kadar bilgi, piyasanın temel hammaddesi. Patentler, telifler, algoritmalar artık bilginin mülkiyete dönüştürülmesinin kısa yolları. Sermaye birikimi, artık yalnızca maddi mallar üzerinden değil, bilginin dolaşımı ve kontrolü üzerinden gerçekleşiyor. Castells’in ifadesiyle, bilgi kapitalizmi, klasik sanayi kapitalizminin ötesine geçerek “ağ toplumu”nun ekonomik mantığını oluşturuyor.
Platform kapitalizmi, “nasıl dağıtıldığına” odaklanırken; bilgi kapitalizmi, “ne üretildiğine” odaklanıyor. İlki kullanıcı davranışlarını kontrol ediyor, ikincisi düşünsel üretimi piyasanın kurallarına hapsediyor. Ama kesişim noktasında buluşuyorlar: Bilgi, platformlar aracılığıyla dağıtılıyor ve böylece bilgi hem platform kapitalizminin hem bilgi kapitalizminin hammaddesi haline geliyor.
Temelde sorun şu: Bu iki kapitalizm biçimi, toplumu yalnızca tüketici ve kullanıcı olarak konumlandırıyor. Oysa bilgi ve iletişim, aynı zamanda kamusal bir hak. Eğer bu yapılar denetlenmezse, bilgiye erişim özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve ekonomik adalet ciddi tehdit altında kalabilir.
Bu nedenle tartışma artık sadece “teknoloji nereye gidiyor?” sorusu değil. Asıl mesele, “teknoloji kimin yararına çalışıyor?” sorusunu sorabilmekte.
GAZETECİ-YAZAR-AKADEMİSYEN ZUHAL SÖNMEZER
İstanbul beyefendisi Muhsin bey
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.