DOLAR

45,9184$% 0.46

EURO

53,4185% -0.08

STERLİN

61,9215£% -0.1

GRAM ALTIN

6.686,83%-0,46

ÇEYREK ALTIN

11.039,00%-0,41

TAM ALTIN

43.990,00%-0,45

ONS

4.536,93%-0,77

BİST100

13.890,91%0,60

Sabah Vakti a 02:00
Ankara AZ BULUTLU 19°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Meltem Demirkıran

Meltem Demirkıran

17 Mayıs 2026 Pazar

Fas çöllerinde hakikat arayışı: Sırat

Fas çöllerinde  hakikat arayışı: Sırat
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HEPİMİZ SIRATTEN GEÇECEK MİYİZ?

Sırat, kelime kökeni olarak “yol, geçit” anlamına gelir. İslam inancında ise çok daha spesifik ve sarsıcı bir karşılığı vardır: Cehennemin üzerine kurulu, kıldan ince kılıçtan keskin bir köprü olarak tasvir edilir. Mahşer gününde tüm insanların üzerinden geçmek zorunda olduğu, cennete giden tek yoldur. Bu köprüden geçiş hızı, kişinin dünyadaki amellerine ve vicdani temizliğine bağlıdır. Yani aslında Sırat, insanın dünyada sürdüğü yaşamın manevi bir “özeti” gibidir.Oliver Laxe’in Sırat filminde bu kavram, fiziksel bir köprüden ziyade bir “eşik” ve “denge” durumu olarak işlenir: Filmdeki karakterler için Sırat, sadece Fas’ın sarp dağları ya da  çöl yolları değildir. Bu bir anlamda kendi geçmişleri  ile gelecekleri arasındaki o ince ve tekinsiz ruhsal yoldur. Gerçek anlamda Sırat’tan herkesin tek başına geçmesi gibi, filmdeki karakterler de kalabalık içinde olsalar bile kendi içsel yalnızlıklarında  bu yolu yürürler.

KAYIP YOLCULUK VE ÇÖLÜN SESSİZLİĞİ:

IMG 5908

78.Cannes Film Festivali’nde yarışan Sirât, Luis ve oğlu Esteban’ın kaybolan kızı Mar’ı arayışlarıyla başlar. Baba-oğul, Fas’a gelerek kalabalığın arasından sıyrılıp fotoğraflar dağıtır, bir sonraki dans partisinde Mar’ın olup olmadığını merak eden bir grupla yolları kesişir. Başlangıçta onlardan uzak durmak isteyen deneyimli rave müdavimleri, ikilinin ısrarı karşısında beklenmedik bir ittifak kurar; kendi yolcuklarına baba ve oğul da dahil olur. Bu yolculuk, hem fiziksel hem duygusal olarak karmaşık bir hâle gelir.

 

Filmin ortalarında çöl, Laxe’in en güçlü anlatı araçlarından biri haline gelir. Arabalar dağlara tırmanır, ani kum fırtınaları grubun yönünü kaybettirir; izleyici ve karakterler doğanın büyüklüğü ve sertliği karşısında küçülür. Bu izolasyon, filme neredeyse kutsal ve ürkütücü bir atmosfer kazandırır; tehlike her an yakındadır ve yolculuk her adımda belirsizliğini korur. Karakterlerin ani ölümleri izleyici de şok etkisi yaratır.Yönetmen bu ölümler ile şunu anlatır  ;insanı birleştiren tek şey acıdır. Çünkü acının azı çoğu olmaz dedirtir. İnsan yalnız geldiği bu dünya yolculuğuna, sıratten yalnız geçecektir.

 

Ölüm, kayıp ve tehlike ard arda gelirken Laxe, metaforik anlatıyı somutlaştırır. “Sirât” kavramı —ince çizgi, geçiş yolu— hem fiziksel hem ruhsal bir deneyime dönüşür. Laxe, izleyiciye net cevaplar sunmaz. Yolculuk tamamlanmamış bir yolculuktur; karakterler hem fiziksel hem ruhsal bir çizgide yürür. Ses miksajı, dramatik kurgu ve çölün görsel büyüklüğüyle izleyici sürekli dikkat ve konsantrasyon halinde tutulur. Her kayıp ve deneyim, hem kişisel hem evrensel bir anlam taşır; insanın yaşam yolundaki kırılganlığı ve belirsizliği, film boyunca adeta hissedilir.

 

 

 

IMG 5910

 

Sirât, yalnızca bir arayış hikâyesi değil; inanç, kayıp ve içsel sınavların kesiştiği bir varoluş filmi. Teknolojik ve hipnotik ritimler eşliğinde çölün ortasında kaybolan karakterler, inanç yoluyla huzuru arayan insanlar ve belirsizlikle yüzleşen izleyici, aynı metaforik çizgi üzerinde yürür: Hayatın kırılganlığı, her adımın belirsizliği ve yolculuğun tamamlanmamışlığı. Film, bu bilinçli belirsizlikle izleyiciye sorar: Siz kendi çizginizde ne kadar ilerleyebileceksiniz? Dolayısı ile filmin isminin SIRAT olması tesadüf değil.

 

 

Film, metafiziksel bir soruşturmayı çöl atmosferi ve sembolik bir dil aracılığıyla yürütür. Tasavvufi öğretiler ile rave  kültürünü iç içe geçiren yönetmen, inanç ve modernite arasındaki gerilimi ontolojik bir düzleme taşır. Metinde Kabe ve hoparlör düzenekleri arasında kurulan paralellik, ritüelistik benzerliğin bir tezahürüdür; her iki eylem de aslında bir ‘merkez bulma’ çabasına işaret eder. Çöl imgesi, tasavvuftaki ‘çile’ kavramlarını çağrıştırarak karakterlerin içsel kuraklığını simgeler. Meryem Suresi’nin 98. ayeti ve Lut kavmine yapılan atıflar, anlatıyı ahlaki bir didaktizmden öteye taşıyarak, hakikat karşısındaki beşeri körlüğü ve kalbi perdeleri sorgulayan bir alt metin oluşturur. Filmde doğa aktif bir özne olarak yansıyor.

 

MELTEM DEMİRKIRAN / İSTANBUL

casino siteleri