45,9098$% 0.46
53,4364€% -0.04
61,9523£% -0.05
6.721,94%0,07
11.094,00%0,08
44.228,00%0,08
4.552,93%-0,42
13.890,91%0,60
03:38
17 Mayıs 2026 Pazar
Dolandırıcılık suçu ve IBAN dolandırıcılığı üzerine hukuki inceleme
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Atıksız yaşam neden sadece mutfakta başlamıyor?
Modern insan neden sürekli aç?
Türk olmak…
Etkileyici bir şehir’ LİZBON’
Bazı isimler vardır ekrana çıktığı zaman herkes tarafından sevilir ve bizden biri olur. İşte Kemal Sunal ‘da bu isimlerden biri. Dünya’da filmleri bu kadar art arda izlenmiş başka bir isim olduğunu düşünmüyorum. Yaşamı boyunca oynadığı 82 film ile birlikte içimizden biri oldu.
Bizim Şabanı’mız, Apti’miz, Seyit’imiz ama en çok da Kemal’imiz oldu. Filmlerinde her defasında güldürdü, aynı zamanda ağlattı da. Gülen Adam filminde kendi gülse de bizi ağlattı. Nasıl şaheserliktir bu? 7’den 77’ye herkesin aynı an da sevdiği Kemal Sunal bunu nasıl başarıyordu? Çünkü samimiydi, bizdendi. Çoğu zaman güldürse de aslında sorgulattı.
Gülen Adam filmi, Kemal Sunal Sineması’nın en güzel filmlerinden biri. Kartal Tibet’in yönetmenliğini yaptığı filmde Kemal Sunal’a Ahmet Sezer ve Aydan Burdan eşlik eder. Kemal Sunal Yusuf karakteri ile karşımıza çıkar. Yusuf diğer insanlar gibi ağlanacak olaya ağlamaz. Hatta ağlanacak olaya güler. Evet evet her şeye güler. Bu durumu onu yaşadığı köyün dışına, İstanbul’a gitmesine neden olur. Filmin ilk sahnesinde Yusuf çalıştığı restoranın çöpünü İstanbul Boğazı’na dökerken polisler tarafından görülür ve karakola götürülür. Denizi kirletmesinden ötürü, balık fiyatlarının artmasına sebep olan kişi olarak da suçlanır. Suçlamalara gülerek cevap verince polis sinirlenir ve Yusuf’u mahkemeye sevk eder. Yusuf’un gülme hali hakim tarafından fark edilince Ruh ve Sinir Hastalıkları’na yönlendirilir. Doktorlar ve tıp dünyası da şaşkındır. Her olaya gülen biri onların da dikkatini çeker. Doktor Oktay’a (Ahmet Sezerel) Yusuf’un hayatını araştırmasını ve tezinde kullanmasını isterler. Doktor Oktay Yusuf’un köyüne gider, duydukları karşısında şaşkındır. Yusuf dünyaya geldiğinde dahi ağlamamıştır. Yusuf işten atılır. Doktor Oktay’ın evinde kalır. Aşık olur ve Naciye ile evlenir. Naciye’nin babası yıkım şefidir. Yusuf’u hem maddi durumu iyi olmadığı için hem de kızına layık görmediği için bu evliliğe karşı çıkar. Ortada ne ev, ne eşya, ne de para vardır. Heybelerinde sadece aşk vardır. Fakat tüm bu olanlar karşısında mutludurlar. Tapusuz bir ev alırlar, babası tarafından yıkılır.
İstanbul o yıllar da çok göç aldığı için her gün gecekondular yapılır. Naciye’nin babası kızının evini bile hiç düşünmeden yıkar. Çözümü seyyar ev de bulurlar . Yıkıma geldikleri sıra da evlerini sırtlarlar. Evleri yolculuklarına şahitlik eder. Naciye hamiledir, doğum yaklaşır. Babasının evi de yıkılınca, babasının sokakta kalmasına dayanamazlar. Seyyar eve babası da konuk olur. Yusuf’un ağlamasını bekleyen Naciye ve Doktor Oktay nerede ise pes etmek üzeredir ki, çocukları Umut dünyaya gelir. Yusuf ağlar. ‘’Seni bu dünyaya getirmeye hakkım yok’’ der. İşte bu sahne Kemal Sunal’ı değil Türk sinema izleyisini de hüzünlendirir. Kemal Sunal bizi öylesine ağlatır ki…
Bugün herhangi bir kanalı açtığımız da hala evimize konuk olur. Çünkü o bizim evimizin daimi misafiridir. Şabanımız, Aptimizdir. Kemal Sunal Türk Sineması’nın kalbidir.
MELTEM DEMİRKIRAN