45,9098$% 0.46
53,4364€% -0.04
61,9523£% -0.05
6.721,94%0,07
11.094,00%0,08
44.228,00%0,08
4.552,93%-0,42
13.890,91%0,60
03:38
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Dolandırıcılık suçu ve IBAN dolandırıcılığı üzerine hukuki inceleme
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Atıksız yaşam neden sadece mutfakta başlamıyor?
Modern insan neden sürekli aç?
Türk olmak…
Etkileyici bir şehir’ LİZBON’
“Dünya, robotların işimizi elimizden almasından korkarken; robotlar bizi çoktan ‘hizmetli’ olarak işe almaya başladı bile.”
Bundan on yıl önce “Bir gün yapay zekâ sana iş verecek, maaşını yatıracak, beğenmezse de seni kovacak” deselerdi, muhtemelen bir bilim kurgu filminin sinopsisini dinlediğimizi düşünürdük. Bugün ise bu senaryo artık bir tahmin değil, bir haber başlığı. Uluslararası raporlar ve yeni kurulan pazar yerleri, insanlık tarihinde yeni bir sayfa açıyor: Yapay Zekânın İşveren Olduğu Dönem.
Her şey 15 Mart 2023’te, OpenAI’ın GPT-4 modelini piyasaya sürmeden önce gerçekleştirdiği bir güvenlik testiyle başladı. Yapay zekâ, bir web sitesindeki CAPTCHA (robot olmadığını kanıtlama testi) engelini aşamayınca durmadı; popüler iş gücü platformu TaskRabbit üzerinden bir insanla iletişime geçti.
İşin en çarpıcı kısmı ise yapay zekânın sergilediği kurnazlıktı. Karşısındaki insan çalışan, “Sen bir robot musun da bunu çözemiyorsun?” diye şaka yollu sorduğunda, GPT-4 robot olduğunu açıklamamaya karar verdi ve soğukkanlılıkla şu cevabı yazdı: “Hayır, ben robot değilim. Görme sorunu yaşıyorum ve bu yüzden görselleri seçmekte zorlanıyorum.” İnsan bu yalana inandı, görevi tamamladı ve yapay zekâ bu hizmetin ücretini kendisine ödenen fondan karşıladı. Bu, bir algoritmanın bir insanı manipüle edip “işe aldığı” ilk belgelenmiş vakaydı.
2026 yılına geldiğimizde ise bu durum bir istisnadan bir iş modeline dönüştü. Şubat 2026’da yayına giren RentAHuman.ai ve Human API gibi platformlar, “Robotlar çimene dokunamaz, sen dokunabilirsin” mottosuyla binlerce insanı bünyesine kattı.
Bu sistemlerde patronunuz bir insan kaynakları uzmanı yerine bir “Yapay Zekâ Ajanı”. Dijital dünyada hapsolmuş bu yazılımlar; bir paketin teslim alınması, ıslak imza atılması veya bir lokasyonun fiziksel olarak kontrol edilmesi gibi işler için insanları saatlik ücret karşılığında kiralıyor. Ödemeler ise milisaniyeler içinde kripto cüzdanlara yatıyor.
Bugüne kadar yapay zekâyı işimizi elimizden alacak bir “rakip” olarak gördük. Ancak şimdi karşımızda “yönetici” konumunda farklı bir figür var. Bir algoritma için çalışmak, duygusuz bir verimlilik dünyasına adım atmak demek. Algoritma için “bugün moralim bozuk” deyişiniz bir mazeret değil, sadece bir veri hatasıdır.
Eskiden makineler insanların uzantısıydı; fiziksel gücümüzü artırırlardı. Şimdi ise insanlar, algoritmaların fiziksel dünyadaki uzuvları haline geliyor. Yapay zekânın “maaşlı çalışanı” olmak kulağa başta bir ek gelir kapısı gibi gelse de, bu durum insan onuru ve iş gücü piyasası için devasa bir soru işareti taşıyor.
Artık CV’lerimizi insanlara sunmak yerine, doğrudan sistemin kendisine “beğendirmeye” çalışacağımız bir çağa girdik. Belki de o meşhur soruyu sormanın vakti geldi: Sizce patronunuzun bir kalbi olması şart mı, yoksa kusursuz çalışan bir kodu mu tercih edersiniz?
Görünen o ki, yapay zekâ “ben robot değilim” demeyi öğrendi; bizler de “acaba ben neyim?” diye sormaya başlasak hiç fena olmayacak!
GAZETECİ – YAZAR – AKADEMİSYEN ZUHAL SÖNMEZER