44,7607$% 0.06
52,7459€% -0.1
60,6832£% -0.07
6.901,76%-0,85
11.205,00%-1,05
44.718,00%-1,06
4.799,87%-0,84
14.240,50%0,27
02:00
Geleneksel kitle iletişim araçları televizyon haberleri, gazeteler ve radyolar…Bir zamanlar ortak bir toplumsal zemin yaratırdı. Milyonlarca insan aynı anda aynı manşeti okur; aynı tartışmaları izlerdi. Bu ortak bilgi akışı, demokratik tartışmanın ve kamusal alanın varlığı için hayati önem taşıyordu. Bugün gelinen noktada, dijital çağın şafağıyla birlikte bu manzara kökten değişti. Kitle iletişimi ölmedi; sadece algoritmik bir denetim mekanizmasına dönüştü.
Bugün, kitle iletişimini WhatsApp gruplarımız, Twitter (X) akışlarımız ve Instagram keşfet sayfalarımız belirliyor. Bu mecralar bize “kişiselleştirilmiş” bir deneyim servis ediyor. “Sadece ilgilendiğiniz şeyleri görün” sloganını sürekli, fakat söylem dili kullanmadan kodlar aracılığıyla zerk ediyor. Bahsedilen bu kişiselleştirme, özgürleştirici bir yenilikten çok, yeni bir denetim biçiminin farklı bir versiyonuna işaret ediyor. Geleneksel medya içeriği herkese yönelikken, algoritmik sistemler içeriği sadece size yönelik olacak şekilde filtreliyor ve düzenliyor. Bu filtreleme, enformasyona erişimi demokratikleştirmek yerine, kullanıcıyı yankı odalarına (echo chambers) hapseden bir algoritmik hapishane inşa ediyor. Bize sunulan gerçeklik, artık bir editörün veya yayıncının etik kararlarından geçmiyor; aksine davranışımızı tahmin etme ve yönlendirme hedefi güden karmaşık kodlar ve ticari kaygılarla hareket ediyor.
Algoritmik denetimin temel mantığı, iletişim değil, tahmin ve manipülasyon üzerine kuruludur. Platformlar, hangi gönderide daha uzun süre duracağımızdan, hangi siyasi içeriğe tepki vereceğimize kadar her saniye topladığı devasa veri yığınını kullanarak, bir sonraki eylemimizi en yüksek ticari veya siyasi faydaya hizmet edecek şekilde optimize eder. Zuboff’un “Gözetim Kapitalizmi” olarak adlandırdığı bu sistemde, bizim dikkatimiz ve davranışlarımız, kitle iletişimi adı altında ticaret konusu yapılan birer hammaddeye dönüşür. Artık kimin hangi bilgiyi göreceği, ne kadar süreyle göreceği, demokratik bir kamu yararı ilkesiyle değil; maksimum etkileşim ve gelir elde etme amacıyla belirlenir.
Bu denetim, demokratik kitle iletişimini derinden yaralamaktadır. Ortak bir bilgi zeminini kaybettiğimizde, ortak sorunlar üzerine rasyonel ve yapıcı bir tartışma yürütme yeteneğimizi de kaybederiz. Algoritmaların tetiklediği dezenformasyon ve manipülasyon hızla yayılırken, bu durum sadece bireysel yanılgılara sebep olmaz; aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin birbirine tamamen zıt, doğrulanamaz “gerçekler” etrafında kümeleşmesine vasıta olur.
Bu koşullar altında kitle iletişiminin parçalanması, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren en güçlü motor haline gelmiştir.
Algoritmik denetimin gölgesinde kaybolan kitle iletişimini geri kazanmak için öncelikle bu sistemin varlığını ve çalışma mekanizmasını net bir şekilde anlamalıyız. Çözüm, sadece teknik becerilerimize odaklanmakla sağlanamaz. Bu bağlamda ilgili kodların şeffaflığını talep etmek önemli bir süreçtir. Taleplerimizi bilimsel araştırmalar yürüterek, akademik ve sektörden uzmanlarla istişare ederek iletmek bu noktada çok kıymetli. Kitle iletişimi, kişisel bir hizmet olmanın ötesinde demokratik bir haktır. Bu hakkı, bizi sadece birer tüketim hedefi olarak gören algoritmaların kontrolünden kurtarmak; bilgiye eleştirel yaklaşmak ve dijital mecralarda aktif bir yurttaşlık bilinciyle hareket etmek zorundayız. Aksi takdirde, özgürce iletişim kurduğumuzu zannederken, aslında algoritmalar tarafından sessizce denetlenen bir toplum haline geleceğiz.
GAZETECİ – YAZAR – AKADEMİSYEN ZUHAL SÖNMEZER
Birlikte düşünmek: İnsan-yapay zekâ (İYZ) etkileşiminin yeni kültürü
1
Global markalaşma ve reaktif dijital dönüşüm programının başlangıcı
2
Kar yağışı nedeniyle 25 ilde okullar tatil edildi
3
Başkent’te dijital devrim: Tayfun Tanju Kara Espor merkezi açıldı
4
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet Gençlik Merkezinde gençlerle bir araya geldi
5
Zuhal Sönmezer yazdı… Dijital dünyada ne kadar özgürsünüz?
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.